VİCDAN YOKSA PASTA YESİNLER!

İnsan hayatı çok zor ve karmaşıktır. Bu karmaşaların arasında da minik ayrıntılar vardır, dikkat edildiğinde gönül kazandıran, günü güzelleştiren her bir saniyede dünyanın her noktasında iyi veya kötü olaylar gerçekleşir. Kimi mutluluktan havalara zıplar, kimi yatağına gömülüp ağlar. Kimi vaktini kendi çıkarlarına ayırırken kimisi de karşılaştığı kötülüklerin arasında iyi bir insan olarak kalmaya çalışıyor, vicdanı sayesinde...

 

Başımıza gelen çeşitli olaylarda veya karar vermemiz gereken konularda nasıl bir yol izleyeceğimizi bize üç kavram fısıldar. O üç kavramdan hangisini seçeceğimiz ise bizim kişiliğimizi belirler. Bunlardan birisi mantık, birisi nefis, birisi de vicdandır.

 

Basit bir örnekle anlatmak gerekirse çekirdek ailenizle birlikte evde pasta ve meşrubatla kardeşinizin doğum gününü kutladığınızı düşünelim. Kutlamanın ardından herkes uyumuşken siz mutfakta masanın üstünde duran son dilim pastayla göz göze geldiniz. O pastanın başında dikilip ne yapacağınızı düşünürken mantığınız size saatin geç olduğunu ve pastayı yememeniz gerektiğini söyler. Nefsiniz pastayı ne kadar istediğinizi hatırlatır veya keşke o pastanın yerine başka bir şey olsaydı der. Vicdanınız ise pastayı evdeki küçük kardeşe bırakmanızı söyler ya da değer verdiğiniz başka birisine. Çünkü vicdanda öncelik "ben" değildir. Sevdiklerine, değer verdiklerine öncelik verir; çıkarları yoktur. 

 

Buradaki örnek çoğaltılıp pastanın ve mutfağın yerine başka şeyler konabilir. Olaylar karşısında sevdiklerimize, sevmediklerimize, bizden küçük veya büyüklere, iş hayatımızdaki kişilere olan davranışlarımız mesela.

 

Kısacası siz o pastanın yerine ne koyarsanız koyun vicdanınız sizi daha iyi bir insan yapmaya çalışacaktır. Tabi bu sizin vicdanınıza ne kadar kulak vereceğinize bağlı.

'Elif Kavlak' Diğer Yazıları