1845’TEKi DEDELERiMiZLE BULUŞUYORUZ!


Bundan otuz yıl önce 1985’lere kadar arşiv kelimesini hastanelerin ve okulların tabelasında görürdük.
Bu tarihten sonra merhum cumhurbaşkanımız Turgut Özal sayesinde Osmanlı döneminin tozlu ve böceklerin istilasına uğrayan arşivleri son anda kurtarıldı.
Birçoğunun atık niyetine yurt dışına satıldığı söylenen arşivlerden kurtarılanların bile tasnif, tedvin ve kültüre katılması yüz yılımızı alacağa benziyor.
Bu arşiv belgelerinin en önemli kalemi bütün Osmanlı memleketlerini kapsayan nüfus ve temettüat defter kayıtlarıdır.
Tanzimat döneminde yapılan “Emlak ve Arazi ve Hayvanat ve Tamettuat” sayımları sonucu oluşturulan Temettuat Defterleri, arşivimizin en değerli belgelerindendir.
Bu defterlerle Tanzimat döneminde verginin tarh, tahakkuk, kontrol ve teftişinin temettuatlar ile nasıl sağlandığı anlatılmaya gayret edilmiştir.
Temettuatların uygulayıcısı olan muhassılların(Tahsildar)yalnızca defter tutan basit bir memur değil vergi tarhı, tahakkuku, kontrolü ve teftişi islerini de kapsayan, geniş bir görevleri olduğu açıklanmaya çalışılmıştır.
H.1260-1261/M.1844-1845 yılında Osmanlı devlet-i aliyyesi tüm imparatorluk genelinde bir mal varlığı ve nüfus sayımı yapmıştı. Buna nüfus ve temettüat denmekte olup ülke genelinde halkın elinde ayni ve nakdi ne varsa sayıma girmiş, menkul ve gayr-i menkul mallar tespite tabi tutularak ülkenin zor durumdan çıkarılması için bir vergi seferberliği yapılmıştır.
Bu sayımda her hanenin aile reisi, tarlaları ve kaldırdığı mahsuller, küçük ve büyük baş hayvanları sağmal ve kısırları, binit ve yük taşıyanları sayılmış vergi oranları belirtilmiştir.
İşte bu defterlerle bir evin ve köyün bundan 170 yıl önce ne ürettiği ve ne yetiştirdiğiyle beraber tüm sosyal durumu gözler önüne serilmiştir.
Ayrıca 170 yıl önce yaşayan büyük dedelerimizi, babalarımızdan analarımızdan duyduğumuz ek adları ve sülale lakapları gibi ipuçlarıyla öğrenebiliyoruz ve başta ekonomik olmak üzere her haline vakıf olabiliyoruz.
Temettüat kayıtlarıyla neleri öğreniyoruz?
Bu sayımda her hanenin aile reisi, tarlaları ve kaldırdığı mahsuller, küçük ve büyük baş hayvanları sağmal ve kısırları binit ve yük taşıyanları sayılmış vergi oranları belirtilmiştir.
Şimdi bunları bir de madde madde sıralayalım:
1-Köyün ve ya mahallenin imamını, genellikle birinci sırada yer alır.
2- Köyün ve ya mahallenin muhtarını
3-Köyün ve ya mahallenin büyük ve küçükbaş hayvan sayısını
4-Kaç dönüm ekenek arazi olduğunu
5- Kaç hane olduğunu
6-Her hane reisinin mesleğini ve sanatını
7-Her hane reisinin lakabını ve baba adını
8-Ekilen tarım ürünlerinin miktarını, dönüm sayısını ve onda bir zekâtını
9-Yük taşıma amaçlı eşek, at ve katır sayısıyla sağmal süt hayvanlarının sayısını ve gelirlerini öğreniyoruz.
Zaman ne çabuk değişiyor, insanlar ne tez alışıyor ve mevsimler ne çabuk kılık değiştiriyor anlamak ta peşinden yetişmek de zordur. Daha 1950-60’lı yıllarda kıraç dağ aralarına mısır eker, su uğramayan Toros ormanlık yamaçlarına bağlar dikerdik, şimdi oralarda susuz asla bir şey yetişmiyor.
Hâlbuki ünlü turist Evliya çelebi: Sarıveliler, Güneyyurt ve Ermenek hattından geçerken bağların yoğunluktan yol vermediğinden söz ediyor meşhur Seyahatnamesinde.
Şahsen Allah izin ve sağlık bahşederse önce maskat-i re’sim olan Ermenek ve köylerinin 1845 yılındaki hane malvarlığına dayalı temettüat kayıtlarını bugünün Türkçesiyle kültür hayatımıza kazandırmak istiyorum.