NEMİZ VAR!

Çıyanlar dadandı civcivimize

Arşa kalkan elden başka nemiz var?

Bugün kardeşlere yarın da bize

Uzatacak gülden başka nemiz var?

 

Bebek, çocuk tanımıyor kurşunlar

De ya rabbim! artık biraz dursunlar

En azından kimsin diye sorsunlar

Kaybedecek ilden başka nemiz var?

 

Birileri boğazlanır dışarda

Kurşun bile camdan girer şaşar da

Şansımız vardı da hâlâ yaşar da

Çekilecek tülden başka nemiz var?

 

Çıkmaz olduk AVM’den, sarraftan

Düşmanlar dayandı dört bir taraftan

Bir hatif ses çınlar şimdi a’raftan

Yalvaracak dilden başka nemiz var?

 

Çanakkale, Bedir Uhut Kosova

Her taraf kan revan, dağ bayır ova

Her afetten sonra yaparız dua

Zarıyan bülbülden başka nemiz var?

 

İlahi takdire eğri boynumuz

Bir gün gelip bozulacak oynumuz

Tarihte de dolu bizim aynımız

Emir aldık, “öl”den başka nemiz var?

 

SENİ BEKLERKEN

Seni beklerken o kayanın dibinde Bana geleceğini sözünden anladım.

Ilık bir yaş kaydı yanağımdan Ağladığımı tuzundan anladım. Bir Atmaca süzülürken sarp yuvasından Nereye gittiğini hızından anladım.

Bilirim beni yürekten sevdiğini Bunu kalbindeki sızından anladım.

Bir Gök güdük çığlığı yırtar sessizliği Yollara düştüğünü izinden anladım.

Vurgun olduğunu sözünden değil O kömür karası gözünden anladım. Gördüm ki kartal yüksekte yılan sürünür Seni dilinden değil, önsezinden anladım.

Koca bir kitabın ne dediğini Okumadan, önsözünden anladım. Bir çobanın kaval sesi duyulur Şiirin ustasını sazından anladım. Bilirim; ben seni ararım, sen beni Çokluğun kıymetini azından anladım

Mahpus yüreğimi azat et gel de Bunu alnında ki yazından anladım.

KİMSESİZLER MEZARLIĞI

Adı sanı batmış gariplerin yurdu;

Kimsesizler mezarlığı.

Burası yeraltının Darülacezesi

Çoğunun teni çok ayrı yerde

Birleştirecek mahşer mucizesi.

Servileri bile garip buranın,

Gülleri bile.

Köyleri bile farklı hepsinin,

İlleri bile.

Arama boyunu, soyunu

Gariplerin

Hayat oynadı oyunu

Dünyada

Melekler yapacak toyunu

Ahirette.

Her asırda değişir yerleri

Bir parçası garba bir parçası şarka

Çuvalın içinde

Kimseleri yok ki gariplerin

Çıksınlar arka.

Kimine şahittir bir çalı

Kimine tanıktır çınar.

Kimi ermiştir şahadete bir dağ başında

Yirmi yaşında.

Üzerleri sekiz şerit yol olur kimsesizlerin

Binlercesi ezer geçer günlük

Birçoğu park bahçe yapılır

Yüzlercesi gezer geçer günlük.

Ağaçları kıpırdamaz

Yelleri esmez

Kimsesizlerin kimsesi yoktur,

Bir Fatiha kesmez.

Ölmüş garibim ameliyat masasında

Çok uzaklarda ilinden

Delik para yok ki kasasında

Gelsin yakınları evinden.

Bilirim hepinizin bir ahınız var,

Kimsesiziz diye yakınmayın!

Kimsesizlerin kimsesi

Allah’ınız var.

 

 

TEKEÇATI

Sultan Alanı’ndan bir yol uzanır, Fığla’nın başında dur da bir seyret. Yaratıcı ince ince özenir, Saati Temmuza kur da bir seyret. Çimenin üstüne çök de öyle gel, Kalan stresini dök de öyle gel, Resmini, filmini çek de öyle gel, Orada bir seyret, burda bir seyret. Sağlı sollu sıralanmış çeşmeler, Çeşmeler başında oğlaklar meler, Kıl çadırda ninem torunun beler, Bir ayran iste de, yurda bir seyret. Konuşan Çeşme’de yenir batırma, Dolaş etraflarda daim oturma, Gün doğduktan sonra evi yatırma, O vakitler çık da, kırda bir seyret. Aykadın deresi, Kamışlı yolu, Arıcılar tutmuş sağı ve solu, Her taraf körpecik çamlarla dolu, Nefeslen de kuşa kurda bir seyret.

Bentbaşı’ndan Türbe yolu tırmanır, Gören o vadiyi Ihlara sanır, Ermenekli olan orayı tanır, Kale dedikleri surda bir seyret.

 

Balkusan deresi hemen görünür,

Dedeli’den beri yerde sürünür,

Tüm tonlarıyla yeşile bürünür,

Üşenme her yazın var da bir seyret.

 

Aykadın suyuyla birleşir Çatta

Dinle sesi gel, çayıra bir yat ta,

Göreceğin en güzel yer hayatta,

Virajı dönmeden yar’da bir seyret.

ŞİİR DEFTERİMDEN - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
15 EKiM