İSTANBUL SEYAHATİ NOTLARI – 1

Tatarların Muhteşem Lezzeti: Şir Börek
Arabamızda cep telefonunun nevigasyonuna “Tatar Şir Böreği” yazdığımızda Eskişehir Odun Pazarındaki Kırım Tatarlarının işlettiği geniş mekânın adresi yazılmıştı.
Biz artık hiçbir şeye dokunmadan Konya’dan çıktık ve kendimizi bu adreste bulduk.
Şir böreğe bunlar “Çibörek” diye yazmışlar, ben sahibine sorduğumda o da doğrusunun Şir Börek olduğunu söyledi.
Biz Kulu Kırk kuyu da yaşayan Nogay Tatarlarından patatesli ve kıymalı olarak yapılışını ta 1980’li yıllarda öğrenmiştik.
Kırım tatarları sadece kıymadan yapıldığını söylediler.
Şir börek, açılmış bezeyi büyük su bardağının ağız kısmıyla dairelere ayırdıktan sonra bu dairevi hamurların bir yarısına yeterince kıyma veya patates püresi ağırlıklı gerekli içi konarak muska gibi kapatılır.
Bu minik börekler sıvı yağda kızartılır ve servis edilir. Yani hepinizin bilip gördüğü saçlardaki hilal daha doğrusu ayın onunu andıran bir şeklideki çöreklerin minimize edilip kızartılmasıdır.
Eskişehir’de yediğimiz Kırım tatarlarının şir böreği Nogay tatarlarının yaptığından iki katı daha büyük oluyorsa da Nogay tatarlarının şir böreği daha dolgun ve yoğun olmakla çok daha leziz ve enfestir.
Bir porsiyonda beş adet Çi böreği koyuyorlar, normal olarak karın doyurur bir rakamdır. Yanında minik dolma biberlerden oluşan çok hoş bir de turşu ikramları vardı. Ayrıca extra olarak içecek de alınıyor.
Şahsen Tatarlardan çok çeşitli hamur işi yemek yapmasını öğrendik: tatar çayı, kazan börek, kaşık börek, şir börek, inkal, tava börek bunlardan sadece birkaçıdır. Şu anda da sağ olsun hanım bu yemeklerin hepsini en az tatarlar kadar sık ve kaliteli olarak yaparlar. Bu yemekleri öğrenmekte bizi bağırlarına basan ve mutfakların paylaşan değerli ablalarımız Gülsüm, Hüsniye ve Dönüş hanımları burada minnet ve teşekkürle anıyorum.
Nogay tatarları bu yağlı ve enfes şir böreğin yanında mutlaka tas tas sütlü çay da içerler ve misafirlerine ikram ederler.
Orta Asya Türk lehçeleri arasında tatar çayını yani Nogay çayını bir adı daha: sütlü çayı yani ayak çayını Nogay tatarlarından başka bilen yoktur. Bu boylar arasında Nogaylara yakın akraba olan Karaçaylarda da bu çayı gördüm. Tatarlara olan yakın ilgim ve özel sevgim nedeniyle ticari hayatımda nerede tatar köyü varsa dolaştım ve onlarla bu çay muhabbetine girdim ama dediğim gibi Nogaylardan ve Karaçaylardan başka bu çayı içeni görmedim.
Şurası kesin bir gerçektir ki tatar çayı yani ayak çayı tüm tıp otoriteleri tarafından yemekten sonra tavsiye edilen bir içecektir. İçinde hiçbir bilinmedik madde yoktur. Saf süt ve saf çay mümkünse bir de ceviz ve gerçek kazan yüzü kaymak.
Çamlıca’ya İkinci Sultanahmet
İstanbul’a mecburen doğudan giriyorsun ve ilk olarak Karaca Ahmet mezarlığını ziyaretle başlıyoruz.
Karaca Ahmet’ten sonra akşamın serinliğini bu Ağustos sıcağında Çamlıca tepelerinde karşılamak geleneksel hale gelmiştir.
Bu arada Çamlıca’nın boğaza nazır ucunda aynen Sultan Ahmet gibi altı minareli dev bir caminin yapıldığını görüyoruz.
Çamlıca’daki Sultanahmet camiini boğaz turu sırasında Dolmabahçe önlerinden geçerken izlemek büyük keyif veriyor. (06-08-2018)