Artık eskisi gibi değil...

Konya, sürekli göç alan ve büyüyen bir şehir...

Tabi ki; büyüdükçe dertleri de artan bir şehir... Yaşanan sorunların çözümü de artık eskisi gibi kolay değil... Bundan 10 yıl önce şartlar ne kadar ağır diye dert yanarken, bugünkü şartları görünce kendimizi avutmuşuz diye düşünüyorum. Sorunlar kolayca tespit edilip, çözüm yolları da kolayca üretilebilirken neden zorluklar çıkıyor anlamış da değilim...

Problem üreten bir toplum olduk çıktık. Ürettiğimiz problemlere de çözüm bulmuyoruz. Hatta çözümü noktasında bildiklerimizi de unutuyoruz. Kendi kendimize yaptığımızın farkına sonradan varıyoruz...

İnsan trafik kurallarını bildiği halde neden uymaz? Neden hep sorun çıkartır. Kendine problem çıkardığı karşıdaki insana da problem çıkarttığımızın farkında bile değiliz. "Öfke"li miyiz?! Neden öfkeli olalım ki, günümüz şartlarında yaşantımıza devam ettiğimiz sürece öfkelenmeye gerek olmadığını görmemiz gerekiyor.

Öfkemizin esiri olmamıza da gerek yok...

"Alt"tan almalıyız! Susmasını da konuşmasını da bilmemiz gerekir. Nerede konuşacağımızı bilmiyorsak ve en önemlisi nasıl konuşacağımızı da bilmiyorsak, öfkeli ve bir o kadar da saldırgan oluyoruz.. Esiri olduğumuz öfkemizin bizden başkasına zarar vermesine müsaade etmeyelim. Etmeyelim ki, kendi kendimize bu işin üstesinden gelelim.