Bütün dünyayı etkileyen deli Trump’ın dolar oyunlarından sonra güzel ülkemde de herkes sıkıntıya girmiş durumdadır.

İhracatçımız sıkıntıdadır, zira onlar dövize dayalı alıp –vermek ve borçlanmak durumundadırlar, çareyi ya küçülmekte ya işçi çıkarmakta ya da kapıya kilit vurmak durumunda kalmaları muhtemeldir.

Asla sonuncuyu istemiyor ve hükümetten yapılacak bütün hamlelerin yapılmasını beklemek durumundayız.

Esnaf sıkıntıdadır zira her şeye yüzde ellilere varan bir zamla ve dev bir enflasyon canavarıyla karşı karşıyadır.

Halkımız ve hepimiz mali sıkıntıdayız zira her şey istisnasız yüzde 30 – 40 hatta elli boyutlarında zamlanmıştır.

Ancak dolara ve ya başka dövizlere bağlı olmayan yerli mallarımızın zamlanmasını anlamakta zorlanıyoruz.

Sabah kalktığımızda ani zamlarla karşılaşmak ne tuhaftır. Bir ay öncesine göre alışveriş meblağlarının kabarması, bütün hane faturalarının şişmesine karşı ücretler ve maaşlara da bir ayar verilmesi gerekmektedir.

Son günlerde baya bir seyahatte bulundum. Halkta, iş dünyasında ve ücretli kesiminde kızgınlık var, elektriğe, suya, gaza yapılan zamlarla yeni faturaları göstererek farkı anlatıyorlar.

Daha geçen ay bir kasabada beş liraya yiyip övgüler yağdırdığım etli ekmek fırınında aynı etli ekmeği yedi liradan yedik. Konya merkezde bir etli ekmeği 15 liradan aşağı yiyemediğimiz malumdur.

Hele yerel imalat bir helva var ki geçen ay yediye aldığımız 350 gramlık paketi 9 liradan, 14 e aldığımız 700 gram paketi de 18 liraya alınca zamların bütün vücudu sardığını anladık.

Peki, asgari ücretliler, emekliler ve gelirinde hiç değişiklik olmayacak olanlar ne yapacak, dengeleri nasıl sağlayacak? Resmi maaş ve asgari ücret zamlarına daha beş ay var, bu durumda hükümetimiz orta direği ezdirmemek için ne düşünüyor acaba?

Şikâyet Halka, Tedbir İdareye Yakışır

Durumdan yararlanmak isteyenlere karşı etkin tedbirleri almak idarecilerimize bir vecibedir. Onlara sızlanmak değil yasal tedbirleri hemen almak yakışır.

Ülkede dövize endeksli bütün uygulamalar derhal kaldırılmalıdır. AVM’lerde TL’ye dayalı işyeri kiralarıyla başlayan uygulama her alana yayılmalıdır.

Ülke çapında bir tasarruf uygulamasına geçilmeli bunda başı devlet çekmelidir.

Bürokratlar ve devlet adamlarımız ucuz arabaya binmeye alışmalıdır hatta halk arasında bisikletle dolaşmalıdırlar.

Şuna kesinlikle inanıyoruz ki en büyük savurganlık devlette ve hükümette yapılmaktadır. Bu kurumlar kendilerini düzeltip israf ekonomisine son verip üretim ekonomisine geçerlerse seferberliği başlatmış olurlar.

Aksi halde kendisi söylediği halde yapmayan vaizin sözünün kimseye geçmeyeceği gibi devlet ve hükümet ricalinin kemer sıkma ve tasarruf nasihatleri de kendileri başı çekmedikleri sürece etkisiz kalmaya mahkumdur.

Her şeyi ürettiğimizden fazla tüketmeye alışmış bir toplum olarak üretim konusunda da tam bir seferberliğe ihtiyacımız var.

Meralarımız bomboş duruyor, otlakıyelerimize keçiler uğramıyor çünkü açık besi yerini yeme dayalı kapalı besiye bırakmış durumdadır.

Her şeyin satın alınarak beslendiği bir hayvanın eti tabi ki pahalı olur. Dağlarımız, bağlarımız ottan geçilmiyor ama değerlendiren yok. İlla da balya balya dışarıdan ot ve saman alınıyor. Anadolu bozkırlarında başı Çobanlı, açık besi  sürüler son derece azalmıştır.

Burada son günlerde halk ve kamuoyu yoklamalarımda edindiğim izlenimi kısaca yazmak durumundayım.

Gençler ve entel çevreler adalet ve özgürlüklerin yetersiz olduğundan yakınırken ücretli ve emekliler hayat pahalılığından şikayet ediyorlar. İş dünyasındaki tanıdıklarım ise döviz oyunlarından büyük zararlara uğradıklarını ifade ediyorlar.

Önümüzde seçimler var, çok derinden bir muhalif halk dalgasını sezer gibiyim, benden söylemesi.

ENFLASYON VE HALK GÖRÜŞÜ - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Gödene