Dünyada milyonlarca aç insan var. Bir lokma ekmeğe, bir yudum temiz suya hasret insanlar var.

Sıcak yemek zaten hayallerinde bile yok. Öleyim cennette yemek varmış orada karnım doyar diyen çocuklar var.

Allah kimseyi açlıkla, yoksullukla imtihan etmesin. Ama biz öyle iş almışız ki! Suyun bile markasını arıyoruz. Elimizdekinin kıymetini bilmeden.

Hafta sonu ailemle birlikte dışarıda kahvaltıya gittik. Allah öyle bereket vermiş ki, hani derlermiş yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda. Tam da öyle.

Masalar öyle doldurulmuş ki. Ne isterseniz var. Herkesin keyfi yerinde. Gel gelelim bir de madalyonun diğer yüzü var. Müşterilerin kalktıkları masalar. Öyle tabaklar bırakılmış ki. O masadan kalkanlar kadar insan otursa yine artıklar bitmez. İnanın insanın yüreği yanıyor, acıyor.

Yazıktır, günahtır. Çalışanlar ise hiç ayırım yapmadan ne var ne yok hepsini çöpe atıyor. Sadece ucundan ısırılan ekmekler, hamur işleri, daha neler neler.

Bu kadar aç gözlü olmamızın sebebi nedir? Yahu sadece yiyeceğini al tabağına. Önündekiler kaçmıyor. Bitir git daha ne alacaksan al. Allah bu günlerimizi aratmasın. Bu aç gözcülük hastalığından hemen kurtulmalıyız. Masada bıraktıklarımıza hasret binlerce belki de milyonlarca insan var.

Ülkemizde günde milyonlarca ekmek çöpe atılıyor.

Lütfen yeter artık....