İnsan için en etkili vaaz ölümdür.

Yüce peygamberimiz “bütün tatları sonlandıranı unutmayın” buyurarak ölümü unutmadan hayatın kıymetini bilmeyi öğütler bizlere.

İnsanoğlu yakınlarındaki arkadaşlarını kaybetmeye başlayınca artık ecelin uzaklarda olmadığını anlamaya başlıyor.

Ama sonuç hep aynıdır ve hakikat, cenab-ı hakkın yüce habibi şahsında bizlere buyurduğu şu ayette özetlenmektedir:

“Elbet sen öleceksin ve elbet onlar da ölecekler. Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz.”(Zümer30-31)

Gazetemiz imtiyaz sahibi Sayın Sadreddin Soranlar’ın dayısı, benim de yakın arkadaşım Süleyman Ünlü 21 Ekim 2018 Cuma sabahı Konya’daki evinde hakkın rahmetine kavuştu. Aynı gün ikindi namazını müteakiben Küçük Hacı Veyis Camiinde Güneyyurt’tan da gelenlerle kalabalık bir cemaat tarafından toprağa verildi.

Bir yılı aşkın bir süredir evde ve hastanede tedavi gören değerli arkadaşıma ve hemşerime Allahtan rahmet, ailesine, çocuklarına, Güneyyurt’taki babası muhterem Ahmet Ünlü amcamıza, annesi Fadime ablaya, değerli evlatlarına ve eşine sabr-ı cemil niyaz ederim.   

Merhum Süleyman Ünlü, Güneyyurt beldesinin (Ermenek – Karaman) Aralık mahallesinde 1961 yılında dünyaya geldi.

İlköğretimi burada okuduktan sonra dini tahsil hayatını İstanbul’da klasik medrese eğitimi Tekâmülle taçlandırıp Arapça ve dini ilimlerde icazet alarak iki yıl dini hizmette bulundu.

1980 yılında evlendi, iki erkek bir kız üç çocuğu vardır.  

1983 ila 1995 yılları arasında Kasabada beyaz eşya ticaretiyle meşgul oldu. Başarılı bir ticari işletmesi vardı, 1996 yılında buradaki dükkânıyla beraber Güneyyurt girişindeki üç katlı evini de Hasfan’a devrederek Konya’ya taşındı.

Ben de aynı senelerde Konya’da ticaretle uğraşır ve ara sıra memlekete vardığımda görüşürdük. Bir keresinde son model aldığım bir kamyonetime bakarak “buna nasıl para yetirdin Mükremin abi?” diye sormuştu, yani ikimiz de aynı yıllarda Güneyyrurt’un iki başarılı ticaret adamıydık.

1996 ila 1999 yılları arasında burada baba mesleği olan hububat ve köy ürünleri ticaretine başladı.

Şahsen o yıllarda benim de Konya merkezde bir tekstil şirketim vardı ve sık sık kendisiyle görüşürdük.

Ben; Hadim, Aladağ ver Ermenek’ten mal karşılığı topladığım hububat, pekmez, kuşburnu gibi eşyayı getirir kendisine Kule Site ardında gıda toptancılarındaki dükkânında teslim ederdim.

Merhum, hububat dükkânındaki son alış-verişimizde “akarla kokarla uğraşmayacaksın” demişti.

Merhum Süleyman Ünlü, baba mesleği bu işten fazla bir şey anlamayınca yani hedeflediği noktaya ulaşamayacağını anlayınca “akıp kokmayan” hırdavat sektörüne adımını atarak aynı çarşıda “Süleyman Ünlü Hırdavat” adıyla bir işyeri açtı.

Bu dalda sektörün ilkleri arasına girmesi geç olmadı. Ben aynı yıllarda kamyonumla tekstil pazarlaması yaptığımdan Konya merkez ve köylerinde karşılaştığım seyyar hırdavatçılarla muhabbetimiz sırasında “Ermenek Güneyyurt’luyum” deyince merhumun adı mutlaka geçerdi.

Perakendeci hırdavatçı tanıdıklarım Merhum Süleyman Ünlü kardeşimi çok ucuz veren ancak alacağına da borcuna da aşırı titiz birisi olarak tanımlarlardı.

Bir defasında ay sonu senetlerimden birisine yüz lira ihtiyacım olunca kendisinden rica için dükkânına vardığımda oğlu Ahmet’e “not et oğlum, Mükremin amcana yüz lira verdim, ayın yirmisinde getirecek” demişti.

Merhum Süleyman Ünlü bütün yardımlarını, zekâtını ve infakını dini tahsil yapan öğrencileri barındıran müesseselere vererek desteklerdi. O ekmel emire son derece muti bir dervişti.

2014 yılında Konya’daki hırdavat ticaretini noktalayarak ticari hayatına son verdi.

Bu arada sık sık haremeyne gider gelir İslami eğitimin yurt içi ve dışındaki başarılarını gördükçe sevinir maddi destek sağlardı. .

2016 senesi sonlarında rahatsızlandı.

O zamandan beri radyo-terapi görüyordu.

Merhuma Allahtan rahmet dilerken yakınları ve sevdikleriyle cennetinde beraber olmasını temenni ederim.