Her şeyimiz korna olmuş. Hem de herkesin anlayacağı bir dil. Selam verecek korna,  yol isteyeceğiz korna, evden, iş yerinden birini çağıracağız korna.

Ama yapılan bir araştırmada kornayı sık kullanmak gelişmemişliğin bir göstergesi imiş. Buna katılmamak mümkün değil. Geçmiş yıllarda Yemen'e gitmiştik. Orada çok enteresan bir olay yaşadım.

Yol boş, kimse yok ama korna çalmayan araç sürücüsü yok. Adamlar keyfine korna çalıyor. Ülkemizde de bu konuda bir araştırma yapılmış ve en çok korna çalınan iller arasında Konya hemen hemen ilk sıralarda yer alıyor. Adeta korna çalarak deşarj oluyoruz.

Bu konuda düğünler, asker uğurlamaları, maçlar hep bahane oluyor. Özellikle akşamları, geceleri korna çalmak. Sellektör yapmak yerine yükleniyoruz kornaya. Çevreyi rahatsız mı ediyoruz, hasta veya uyuyanlar mı var düşünmüyoruz.

Sabır desen zaten yok. Öndeki araç hareket etmez veya daha ışık sarı yanar çal kornayı. Düşünmüyoruz ki sürücü rahatsızlandı mı, başına bir şey mi geldi. Tamam, sürücülerimiz ciddi olarak dikkatsiz. Bunu da görüyoruz. Ama sabır sabır sabır. Kendine göre herkes haklı. Aklıselim olup herkese, her yerde saygılı olmalıyız.

Trafik sıkışmış uzun kuyruk var. Ta arkadaki sürücü en öndekine korna çalıyor. Sanki yol hemen açılacak. Veya kuyrukta bekleyenlerin zevki bu.

Dedim ya sabır sabır sabır.