Adaleti, kişiye, makama, keseye göre dizayn ederseniz gerçek manada hukuku tesis edemezsiniz.

Uygulamalardan, basına yansıyan olaylardan herkes için adalet anlayışının uygulanamadığını, şöhreti, parası makam ve mevkisi olanların her ne hikmetse ceza-i müeyyidelere tabi tutulmadığını müşahede edebiliyoruz.

***

Geçen hafta yaşanan; bir bayana fiziki şiddet uygulayıp, vatandaşın tepkisi üzerine aracını insanların üzerine süren, şahsiyet yoksunu zavallının annesi babası hakim savcı olarak görev yapmakta imiş. Geçen yıl da aynı şahıs hakim savcı lojmanlarının balkonundan, etrafa rastgele ateş açması neticesi iki kişiyi yaralamış…

Gelinen noktada elini kolunu sallayarak, ukala ve sorumsuz davranışlarını sergilemeye devam etmekte... Adalet ilk suçunda tatbik edilse idi vatandaşların üzerine aracını süremez, cezaevinde ıslah olma yoluna giderdi.

Toplumdaki bozulmanın en büyük sebebi adalet sisteminin hukuk çerçevesinde düzenlenememesidir. Hesap sorulabilirlik, yapılanın yanına kâr kalmayacağı anlayışı olmadığı için suç oranları her gün katlanarak artmaktadır.

***

Onlarca yıldır, terörle mücadelede binlerce güvenlik görevlisini kalleşçe pusu ve tuzaklarla şehit edenler ve siyasi uzantıları bölücülük ve yıkıcılık faaliyetlerine dur durak bilmeden devam etmeleri; adalet sisteminin durumunun, devletin bekası ve toplumun huzurunu dinamitleyecek kadar bozulduğunu bizlere göstermektedir.

Hukuk ve adalet sistemi ile alay edercesine toplumun huzur ve güvenliğini bozanlar dur durak bilmiyor.

Magandalar,

Hırsızlar,

Dolandırıcılar,

Sapık ve tacizciler,

Katiller…

Onlarca çirkin fillerini ellerini kollarını sallaya sallaya yapmaları, “ibret-i alem” ifadesinin manasının kaybolmasına sebep olmuştur.

Bize özgü, adalet sistemi rafa kalktığından beri hukuk ayaklar altında gezmektedir. Üzücü olan durum; keseye, makam ve kişiye göre adalet anlayışı geliştirilmesidir.

Sokaklarda simit satan bir fakir fukaraya uygulanan hukuk anlayışı ile babasının mevkisinden güç alıp, her türlü suçu işleyenlere adaletin işlememesi devlete ve adalete olan güveni yok eder.

Hasıl-ı kelam; herkes için adalet varsa devlete olan güven de vardır. Adalet, adalet, adalet… ama herkes için!