Selçukluya başkentlik yapmış kadim bir şehir Konya... Tarihi ve kültürel değerlerin sergilendiği adeta açık hava müzesini andırır....

Gezmesini ve görmesini bilene tabi ki... Gelişi güzel gezmemek gerekir. Gezdiğimiz mekanların her birinde ecdadımızın eserlerinin bulunduğu ve bu eserlerin bugüne kadar kaybolduğu gibi bundan sonra ki gelecek nesillere de kalmayacak olması insanı üzüyor...

Üzgünüm, gelecek nesillere sadece kağıt üzerinde Konya'da eskiden bunlar vardı demek zorunda kalacağım için...

Üzgünüm, sözde restorasyon yapılacağı bahanesi ile kazılan ve içerisinden çıkan eser ve değerlerin sergilenmeden kaybedilmesinden...

Üzgünüm ve özür dilerim, günümüz şartlarında halen ayakta durmaya çalışan ve sahipsiz bıraktığımız ecdat eserlerinden...

Bugüne kadar Mevlana Müzesi'ne gidenlerin, yarın yeniden gitmesi ve daha iyi bakarak-görerek gezmesini istiyorum.

Müzenin dışında bulunan ve kimsenin bilmediği kabirlerin sahiplerini tanımalarını isterim. Bir zamanlar kaldırılan ve sonradan yerine konulan kabirlerin kimlere ait olduğunu öğrenin.

Hatta ve daha ötesinde kaldırılma lüksü olmadığı için mutlu olduğum kabirlerin kimlere ait olduklarını öğrenin. Ve onların yad edin...

Konya'nın değerlerine sahip çıkmak hepimizin görevi olsa gerek. Gelen misafirlerimizi değerlerimizden ötekileştirmek yerine değerlerimizle iç içe girmelerini sağlamak adına çalışmalar yapalım...

İplikçi caminin kıblesinin hangi tarafa baktığını, arkasında bulunan şadırvandaki ses ekosunun yankının akustiğin inceliğini görün...