Gün geçtikçe, milli ve manevi değerlerimizden hızla uzaklaşılırken, aynı zamanda emek hırsızlığı, alın teri hırsızlığı, size ait kazanımların gasp edilmesinin sıradan hale gelmesi; tükendiğimizin, iflas ettiğimizin, insanlıktan nasiptâr olamadığımızın acı gerçeğidir.

2006 – 2009 yılları arasında Sarayönü- Kuyulusebil Köyü’nde öğretmenlik yapmıştım. Misafirperver, kültürüne bağlı… güzel insanlar tanıdım, onlarla dost oldum.

***

Kuyulusebil Köyü’nden tanıdığım bir dostum, büyüğüm ile yaptığım telefon görüşmesinde; çok sevdiğim, çiftçilik yapan Hasan ALTAY abinin bir yıllık emeğinin (7-8 ton kuru fasulyenin) depolandığı yerden çalındığını öğrendim. Ne acı, ne elim bir olay…!

İnsan olma vasfını kazanamamış, alın teri nedir? Bilmeyen emek hırsızları her yeri istila etmiş durumda. Allah korkusu kalplere zerre kadar yer edememişse, kul hakkının yakıcılığı gözleri korkutmuyorsa, insan görünümlü adilerden her türlü fenalık beklenir.

***

Emek hırsızlığına sadece bir örnek... Televizyonlar, maalesef olumsuz örnek teşkil edebilecek yayınlarla dolu. Soygunlar, cinayetler, tacizler, dolandırıcılık… ana haber bültenlerinin ana malzemesi olmuş. Her gün olumsuz olayları tekrar tekrar izlettiriyorsak, bu milletin ne yapması beklenir?

Hasan abim; bir yıl çabalasın, eksin, sulasın, gübrelesin, zararlı otlarla mücadele etsin, borca girsin, traktörüne yakıtı zor alsın… tam nefes alayım derken, ambar boşaltılsın!

Ey mahir hırsız! Bir gün çapa yaptın mı? Hortumları sağa sola taşıyarak suladın mı? Traktörün deposuna yakıt koydun mu? Hasat nedir bilir misin? Bir yıllık market, elektrik, su v.s borcu nedir hiç bilir misin? Nereden bileceksin, sen sadece emek hırsızısın!

***

Cehennem ateşinin yakıcılığından, şiddetinden haberin var mı? Olsa bu işe asla tenezzül edemezdin! Ailen senin öncelikle kalbini imar etseydi, böyle bir olaya asla yaklaşamazdın.

Her sokak başı köyler dahil güvenlik kameraları ile donatılmış mal, can, hane emniyeti kalmamışsa, bu nice insanlık, bu nasıl Müslümanlık? Senin kalbin seni kontrol edemiyor, nefsinin esiri olmuşsan vay haline! Her adım başı güvenlik kameraları olsa ne yazar?

Yüce Allah’ımızın her adımımızı, niyetimizi bilip gözettiğinin farkına varamayan, insanlıktan nasibi olmayanlar, alın terine zahmetsiz konmak için her daim fırsat kollamaktalar.

Hasıl-ı kelam; ne demek kardeşim! Hasat edilmiş, depolanmış ürünü kaldırmak, götürmek… Emeğe hiç saygın yok mu? Alın teri nedir? Hiç bilmez misin? Helal lokmanın sende hiç karşılığı yok mu?

Gidişatımız hiç hayra alâmet değil. Mevlam; basiret versin de özümüze dönelim inşallah!