Hayat çok pahalı. Günlük yaşamımızda karşımıza çıkan pahalılık yaşam kalitemizi zora soksa da yaşamaya devam edeceğiz.

Önceki gün yaşadığım ilginç bir olayı anlatmak isterim. Hayat pahalılığı ile ilgili çıkan sonucun bu denli sokaktaki vatandaşlara yansımasının oluşturacağı zorluğa şahit oldum.

Bir arkadaşım ile yürürken, çocukken yediğimiz sebze ve meyvelerin kalitesinden bahsediyorduk. Bir domatesin kokusundan, salatalığın tatlılığından konuşurken ekmek fırınının önüne kadar geldik.

Minti diye tabir edilen yarım ekmek olarak da bilinen birer ekmek aldık. Tanesi 55 kuruştan yani iki tanesine bir lira 10 kuruş verdik.

Fırından yeni çıkmış ekmeğin tazeliği ile hemen yan tarafında bulunan markete girdik. Domates ekmek yiyelim dedik diyerek yanına iki tane domates aldık.

İki kişinin doyacağı ekmeğe bir lira 10 kuruş verirken, katık olarak aldığımız iki domatese 2 lira 10 kuruş verdik.

Katık ekmekten daha pahalı tuttu. İnsan aç kalır mı? Alır domates ekmeği yer derdi babam rahmetli ama bugün durum hiç de öyle değil.

İnsan aç kalır. 4 kişilik bir aile bir öğün de sadece domates ekmek bile yese 10-15 lirayı gözden çıkarmalı...

Birde 4 öğünü düşünün günlük ortalama sadece domates ekmekle 60 lira yer. 30 günde hesaplayın....

Eskilerde ekmek aslanın midesinde derken, çalışmanın zorluklarını anlatırdı. Para kazanacaksanız sabırlı olacaksınız ve bol bol çalışacaksınız derlerdi.

Bol bol çalışmakta fayda etmiyor...