Aile çökerse, toplum enkaz haline gelir, devletin bekası için siren sesleri çalmaya başlar.

Aile temeldir. Toplumun en küçük yapı taşıdır. Sağlam zemin üzerine karşılıklı vefa, saygı, sevgi üzerine inşa edilen aileler milletimizin, devletimizin emniyet kemeridir.

Geçici heves, nefsani ve dünyevi arzularla maddiyat odaklı kurulan yuvalar, temelsiz olduğu için çökmeye mahkumdur. Nikahsız, gayr-ı meşru hayat; aile değil günlük nefsani duyguların tatmin edilmesi aracı olmaktan ileri gidemez.

Aile kurmanın bir kutsiyeti vardır. Nesli temiz bir şekilde devam ettirmek, dünya ve âhiret saadetine nail olabilmek; halis niyetlerle kurulan aile ile mümkündür.

***

Ailenin direği her ne kadar baba ise de anne, ailenin özetidir. Anne eğitimli, kutsi değerlerle barışık, maneviyatı özümsemiş bir hanım ise iyi eğitilmiş çocuklar aile için vatan ve milletin bekası için artı değerdir.

En iyi mürebbiye annedir. Bir çocuğun ilk eğitimcisi olan anne, bu işi başkalarına devrederse, çocuk; susuz, köksüz, sevgisiz olarak hep eksik kalır. Evde bulamadığı sıcak ortamı, farklı yerlerde giderme yoluna gider. Uyuşturucu partileri, alkol, v.s.

En kötüsü sudan, havadan sebeplerle yuvalar yıkılırsa enkazında çocuklar kalır. Hayatı onlara zindan ederiz. Kendi ellerimizle enkazın dibine gömeriz.

***

Son günlerde nikahsız, aynı evi paylaşan insanların düştüğü durumlar kamuoyunu meşgul etmektedir.

Sözde sanatçı, fakat yaşayışı Türk aile yapısına taban tabana zıt hallerle, kamuoyu önüne reklam boyutu ile ön plana çıkmanın yollarını arayanlar kadına şiddeti reva görürken… Aile bakanlığı aileyi korumak adına tedbirler alması gerekirken, bu tür geçici hevesle aile yapısını baltalayanların, insani kaygılarla olsa bile “yanındayım” deme lüksü içerisinde olması düşündürücüdür.

Aile bakanlığının önceliği ailelerin devamını sağlama yönünde ciddi politikalar üretme üzerine kafa yorması gerekirken, gayrı meşru ilişkileri kutsayıcı davranış sergilemesi hoş karşılanmamaktadır.

Dikkat ediyor musunuz? Dizilerimiz aile yapısını tamir edici yönde mi yoksa tahribat edici yönde mi? Yorum ve karar sizin…

Maddiyet odaklı hayat tarzına yönelik tedbirlerle, ailenin yapısı korunamaz. Ailenin bütünlüğü maneviyat odaklı kanaat, sabır, şükür, anlayış, sevgi temelinde şekillenirse “Aile yapımız çöküyor…” kaygılarını boşa çıkarabiliriz.

***

Hasıl-ı kelam; kültür yozlaşması ile ailevi değerlerimiz Avrupai hal alırken, aile çökerse kaygımız gün gün artmakta, özellikle son on yılda boşanmanın, evlenme gibi sıradanlaşması,  boşanma oranlarının ciddi boyutlara gelmesi, alarm vermektedir.

Aile bakanlığı bu alarmı algılamada acaba yetersiz mi kalmaktadır?