Atiker Konyaspor evinde ağırladığı Ankaragücü karşısında aldığı galibiyetle rahat bir nefes alırken, haftalar sonra elde edilen galibiyet özellikle teknik ekip için de ilaç gibi geldi.

Teknik Direktör Rıza Çalımbay’ın maç sonu yaptığı açıklamada da vurguladığı gibi önemli olan maçı kazanmaktı. Alınacak 3 puan her kesime moral, puan cetvelindeki durumumuza da büyük katkı sağlayacaktı.

Trabzon’un aldığı ağır mağlubiyetle belki sadece bir basamak yukarı çıkıp 17 puanla 9.sıraya yerleştik ama aşağıdaki guruptan uzaklaşmak adına düşünürsek 3 puan ilaç gibi geldi demek daha doğru olur sanırım.

Çünkü ardı ardına alınan ilginç sonuçlar puan sıralamasının altındaki takımları bir anda orta sıralara taşımaya başladıysa bizim bu galibiyetimizin önemi daha iyi anlaşılır kesinlikle..

Yani demem o ki olası bir kötü sonuç, bizim gelecek adına endişeli bakmamıza neden olabilirdi neyse ki olmadı.

3 haftada aldığı 3 galibiyetle dikkat çeken İsmail Kartal’ın ekibi karşısında maça oldukça etkili başladık ne var ki son zamanlarda olduğu gibi atak ve baskılı oyunu ilk yarıda skora yansıtamadık ve Volkan başta olmak üzere anlamsız basit top kayıpları ile oynadık.

Volkan’ın 45 dakika boyunca bakmadan ayağındaki topu boştaki arkadaşına vermek yerine direkt rakibe pas vermesini saydım da tam 4 top oldu. Sadece Volkan değildi elbette ilk yarıda özellikle ceza sahasına girecekken yapılan yanlış tercihler golü bulmasını engelledi Atiker Konyaspor’un.

Yine de haftalardır oldukça etkili bir görüntü veren Ankaragücü’ne ilk 45 dakika boyunca hiç top oynattırmamak son derece önemliydi.

Bunu da sahadaki 11 başarıyla gerçekleştirdi.

İkinci yarıda ise son 3 haftada galibiyet alan Ankaragücü’nün biraz daha derlenip toplandığını gördük ama baskılı oyun yine bizden geliyordu.

Buna rağmen maç golsüz giderken iki net pozisyon yakaladı rakip ve özellikle ikinci yarının başlarında El Kebir’in kaçırdığı pozisyonlar skorun aleyhimize dönmesine neden olabilir ve işleri karıştırabilirdi.

Rakibin 56’da kendi kalesine attığı gol taraftarı rahatlatırken baskımızı daha da artırdı ve ardından 77’de bulduğumuz ikinci gol ile skor üstünlüğünü ele geçirdik.

Sakatlıklar nedeni ile belki Rıza hoca zorunlu değişiklikler ile sistem olarak da maçın son bölümünde kontratak tercih etmek zorunda kaldı ama önemli olan kendisinin de dediği gibi kazanmaktı ve maç kazanıldı.

Şimdi milli ara var bir kez daha ve sonrasında 23 Kasım’da Galatasaray maçı..

Bu moral ile girilecek kısa dinlenme süresi zorlu İstanbul seferi öncesi Atiker Konyaspor’a ilaç gibi gelecektir..

***

17 Kasım Cumartesi günü tüm Konya stada akmalı tribünleri doldurmalıyız..

UEFA Uluslar Ligi’nde şehrimizde oynanacak Türkiye-İsveç maçında stad kırmızı beyaz renklere bürünecek.

Uzun bir zaman sonra yeniden önemli bir maça ev sahipliği yapacağız.

Elbette alnımızın akıyla çıkacağımız bir ev sahipliğinde takımımızın da iyi bir sonuç elde etmesini diliyoruz..