Minarelerden ilahi davetin yapıldığı, Müslüman beldeleri gönül coğrafyamızdır.

Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere, Kudüs, Halep, Şam, Bağdat, Musul, Kerkük, Bosna, Batı Trakya, Priştina, Kosova… yüzlerce İslam beldesi gönül coğrafyamızdır.

Rabbimizin “Mü’minler ancak kardeştirler.” fermanı mucebince kelime-i tevhidin, kelime-i şahadetin yankılandığı, Kur’an-ı Kerim’in hayat bulduğu şehirler, kasabalar, köyler, dağlar, taşlar… gönül coğrafyamızdır.

***

İ’lay-ı kelimetullah uğruna at koşturulan ovalar, mahzundur. Gönül coğrafyamız zulüm altında… Irak, Filistin, Suriye, Libya, Mısır, Afganistan, Yemen, Arakan, Doğu Türkistan, Kırım, Kafkasya, Batı Trakya… 100-150 yıldır talan ve tarumar edilmiş. Ecdat yadigarı; gönül coğrafyamız harap ve bitap düşmüş, emperyalist, vahşi batının çizmeleri ile kirletilmiş, kaynaklarına ambargo konulmuş…

 

En son olarak; Yemen perişan, Yemen mahzun, Yemen’de bombalardan kurtulup, yaşayabilen çocuklar; açlıktan ölmekte… Vahşi batı; Müslüman’ı, Müslüman’a kırdırarak, emperyalist düzenlerini, ilelebet devam ettirmek için oyunlarına ve kalleş savaşlarına devam etmekteler.

***

Ümmet başsız bırakılınca; benliğini, değerlerini unuttuğu gibi gönül coğrafyamızdan da elimiz çekilmiş. Emperyalist, Siyonist düzene sadık uşak haline getirilen, gönül coğrafyasının gerçek sahipleri, kimliğini kaybetmiş…

Uyuyan, uyutulan bir ümmet ne zaman gaflet uykusundan uyanacak? Gönül coğrafyamızdaki zulmü, talanı, tarumarı görebilecek?

 

***

Gönül coğrafyasını yeniden ihya edebilecek nesil; Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat itikat ve inancı ile hamuru yoğrulan, hakkı hakikati idrak edebilen, Efendimiz (S.A.V) rehber edinen, onun nurlu yolundan ilerleyen gençliktir.

Bu gençlik; özlenen gençliktir. Yedi kıta, gönül coğrafyamızın kapsama alanındadır. Bizim niyetimiz, ilahi davetin ulaşmadığı mezra, köy, kasaba, şehir, ülkenin kalmamasıdır. Gönül coğrafyamız, ancak ve ancak gönül insanları ile fethedilebilip, imar edilebilir.

 ***

Gönül coğrafyamız; Anadolu Erenleri gibi gönülden gönle bağlı, niyeti sırf rıza-i ilahi olan erenlerle ihya edilebilir.

Hasıl-ı kelam; Ey Müslüman gençliği! Gönül coğrafyamız sizleri, gayret-i diniyyenizi bekliyor. Beklemesin de ne yapsın? Mahzun ve kederli gönül coğrafyası ya harap olmaya devam edecek ya da sizlerle tekrar ayağa kalkacak!