İnsanoğlunu dizginleyen kendi iradesidir. Her türlü fenalığı ve kötülüğü yapabilmesi dizginlerini nefse ve şeytana teslim etmesi ile ilgilidir.

***

Haberler, izlenecek gibi değil dostlarım; her gün vahşet…en yakınını, ailesini, çocuklarını, akrabalarını gözünü kırpmadan bir hiç uğruna katletmek nasıl izah edilebilir?

***

İnsan, dizginlerini bir kaptırmaya görsün! İrademizi nefse ve şeytana teslim ettiğimiz an biz kendimiz olmaktan çıkar, nefsin ve şeytanın oyuncağı haline geliveririz. Dizginlerin kimin elinde olduğu, bizim dünya ve ahiret saadetimiz için çok önemlidir.

***

İrademizi yönlendirmek, hayra veya şerre direksiyon kırmak; bize verilen akıl ve irade-i cüziye nimeti ile yapılır. Yollar bellidir, bizim için hayr ve şer olan iki yol vardır. Dizginler, kalbimizin ruhumuzun elinde ise yönümüz bellidir. Dizginler nefsimizin ve şeytanın elinde ise istikametimiz zaten bellidir.

***

Bizim iki tane büyük düşmanımız varken, onların isteklerine nasıl karşı koyabiliriz? Gönül iklimimiz; sadrımızda yer alan kalbimizi tezkiye ve tahliye etmek, nazargâh-ı ilahi olan kalbimizi nur-u ilahi ile sulamak, dizginlerin bizim elimizde olmasına vesile olur. Vücut iklimimize kalbimiz istikamet verir. Bizi güzelliklere, hayırlara yönlendirir.

***

Çevremizde ne kadar olumsuzluk varsa nedeni dizginlerin bizim elimizde olmadığı içindir. Kan, gözyaşı, vahşet varsa biliniz ki dizginler nefse ve şeytana teslim edilmiştir.

***

Hasıl-ı kelam ; Şiddet, vahşet almış başını gidiyorsa, cinayetler sıradanlaşmışsa, dizginler kimin elindedir?