İş dünyası her geçen gün zorlu şartlarda kıyasıya rekabetin yaşandığı dünyada mücadele etmek isterken kendince yeni yatırımlar yaparak büyüme çabası gösterenleri takdirle karşılıyor, özellikle daha çok istihdam daha çok üretim için varını yoğunu ortaya koyanlarla gurur duyuyoruz.

Sanayimiz her geçen gün büyümeye devam ediyor ve bunu gözlemlemek gerçekten mutluluk verirken öyle manzaralar çıkıyor ki bu zorlu süreçte ‘ama olmadı şimdi’ demeden geçemiyoruz doğrusu.

Niye diyeceksiniz elbet.

Anlatayım efendim.

Organize sanayi bölgelerimiz giderek geniş alanlara yayılıyor malumunuz.

Bu geniş alanlarda her geçen gün yeni fabrika kuran ya da mevcut fabrikasını daha da geniş alanlara taşıyanlar var ve bu gerçekten gerek şehrimiz gerekse ülkemiz adına gurur verici.

Yepyeni tesislerde öyle güzel imkanlar var ki eski günlerle mukayese kabul etmez bu da bir gerçek. Şimdi esas konumuza gelecek olursak bu yeni yapılardaki idari binalara harcanan paralar artık öyle hale gelmiş ki adeta iki tane daha fabrika kurulur diyenler var.

Nasıl yani diyeceksiniz?

Örneğin patronun birisi sadece masasına 100 milyara yakın bir para vermiş.

 İdari ofis odasına neredeyse trilyonluk harcama yapmış..

Yani anlamak mümkün değil.

O kadar şaşalı bir ofis olmasa nolur o parayı fabrika içinde makine sayısını artırmada kullanmak daha doğru değil mi bilemiyorum.

Şimdi elbette bir işin raconu vardır buna kimse itiraz edemez.

Her ofisin ya da her patron odasının biraz derli toplu gösterişli olması lazımdır gelen misafirin en iyi şekilde ağırlanması tabi ki olmazsa olmazdır ama caka satmak uğruna büyük yatırım yaptığın bir tesiste paranın yarıdan fazlasını idari ofise bağlamak da ne kadar doğrudur mesele orada.

Yani caka satmak uğruna iki makine daha alıp daha çok kişi çalıştırabilmek varken neden böyle yapılmaz anlamak mümkün değil.

Bir kesim asgari ücretle hayat mücadelesi verirken diğer kesimin aşırıya kaçması, masasına koltuğuna ne bileyim duvar kaplamasına milyarlarca para harcaması oldukça düşündürücü.

Yıllar öncesi küçücük dükkanlarda kırık dökük masa sandalye üzerinde büyük işler yapan eski patronları bir gözünüzün önüne getirin, bir de özellikle aile şirketleri başta olmak üzere gençlerin bugünkü masalarına ofislerine bir gözatın..

Eminim ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Kalın sağlıcakla..