Bereket üstüne bereket; şükür üstüne şükür, hamd üstüne hamd gerektirir.

***

Yoğun ve bereketli kar, son iki haftadır birçok bölgemize yağdı. Nimete, şükür ile karşılık vermek hepimiz üzerine yapılması gereken bir vecibedir.

***

O kadar çok nimetle, nimetlendiriliyoruz ki hepsine milyonlarca kere şükür etmek gerekir. Akıl nimetimiz başta olmak üzere vücudumuzun her bir uzvu için şükür üstüne şükür icap eder. İnsanoğlu için yaratılmış başta hava, su binlerce gıda için har daim şükür zamanı.

***

Şükür nimete teşekkürün bir ifadesidir. Biz şükür edersek Mevla’mız ziyadeleştireceğini beyan etmektedir. Nimete şükürden uzak kalıp, küfredersek, şiddetli bir azap beklemektedir.

***

İslam nimeti ile müşerref olmak, nimetlerin en büyüğüdür. Hz. Muhammed (S.A.V)’in ümmetinden olabilmek nimetlerin önde gelenidir. Şükür; insani davranışların en başında yer alır. Bir arkadaşımızdan küçücük bir iyilik gördüğümüzde hemen teşekkür eder, minnetlerimizi ifade ederiz. Hal böyle iken milyonlarca nimet veren Yüce Allah’ımıza her daim şükür ve hamd edebilmek, nimetin ziyadeleşmesine vesiledir.

***

Şükür zamanı sadece bollukta olmamalı, sıkıntılı anlarımızda da hamd ile durumumuzu arz edebilmek; nimetin ziyadeleşmesine sıkıntıların izale edilmesine vesile olur.

***

Nefes alıp verdikçe, sıhhatimizin yerinde olması, temiz, sağlıklı ve helal gıdalardan istifade ettikçe şükür zamanıdır. Şükürde azalma ve şükürsüzlük nimetlerin azalması ve kaybolmasında etkilidir.

***

Hasıl-ı kelam; bereketin artması, şükrümüz ile orantılıdır. O halde her daim şükür zamanı. Şükür üstüne şükür kul olmanın icabıdır.