2000'li yılların başında yaşadığımız o zorlu günlere geri dönmek istemiyorum. Allah korusun. Esnaf kepenklerini kapatmış, sokağa dökülmüş, bankalar taşlanmış, polis panzerleri sokaklarda, panzerlerle vatandaşlara tazyikli su püskürtüyor. Ortalık savaş alanı gibi... Sebebi ekonomik kriz.

Böylesine zorlu geçen günlerin üzerinden bir nesil büyüdü. Bugün 2000 doğumlu olan kişiler 19 yaşına girdiler. 2001 yılında yaşanan krizin üzerinden hiç sıkıntı çekmeyen Türk toplumu bugün gelinen noktada sesini güçlü bir şekilde çıkartır oldu.

Her şeyin dört dörtlük gittiği ülkemizde ekonomi biraz dar boğaza girdi, toplum gerildi. Bu darboğazdan biran evvel çıkılmalı. Ekonomik olarak düzelmeliyiz.

Yoksa bu ekonomik krizlerin birçok hükümetleri yok ettiğini bildiğim gibi ülkenin geleceğini de epey bir geriye atar.

Bunun için ilk olarak topluma seslenmek gerekir. Biraz sabır gerekiyor. Daha zorlu dönemlerden geçip bugünlere gelen ülkemiz bugüne kadar birçok konuyu bertaraf etmiş, darbe teşebbüsü gibi bir girişimi yok etmiş ve yoluna devam etmiştir.

17-25 Aralık tarihlerinde yapılmak istenilenler sonrasında yapılan tüm oyunları görüyoruz. Görmemekte aptallık olur. Fakat bugün eski dostların sırt çevirmesi ve ekonomik kriz var çığırtkanlığı yapıyor olması bizleri üzer.

Toplum bir ekonomik kriz söylemi içerisinde seçime giriyor. Bu dönem bu söylemler pek etkilemez gibi görünüyor olsa da iktidarın oylarının biraz düşeceği kesin...

Buna yapabilecek bir şey yok. 2019 seçim ekonomisi, ekonomik kriz, mal satmama, sattığını geri alamama gibi tartışmalarla geçer. Peki, 2020'de ne olur?

2020 ve sonrasında Türkiye tam bağımsız büyümesini sürdürür. Kimseler durduramaz. Fitne ve fesatlar işlemez. Kanunlar değişir ve sonrasında gelecek olanlar sıkıntısız bir ülkenin mimarı olmaya devam eder.

Türk halkı akıllıdır ve akıllı olmaya devam edecektir.