Yapılan iş ve uygulamalarda umumi, yani genelin faydası düşünülmelidir.

Örneğin; tanzim satış uygulamaları ile nüfusun ne kadarına ulaşılabilmektedir?

Sınırlı sayıdaki tanzim noktaları uzun kuyruklar oluşturmakta; özlenen, arzu edilen, muasır medeniyetlerin fevkine yükselebilmeyi hayalden öteye taşıyamamaktadır.

Benim felsefemde “Ya hep, ya hiç…!” mantığı vardır. Uygulamayı genele yayamadıktan sonra, büyük illerin bir kaçında sınırlı sayıdaki tanzim satış noktaları derdimize derman olur mu?

***

Öyle bir sistemimiz olmalı ki eken de mutlu, yiyen de mutlu, alan da mutlu, satan da mutlu… olabilsin!

Üretici mutsuz, örneğin 1 TL ‘ye pazarlayabildiği portakal market raflarında 3,5 - 4 TL ise alan mutlu olur mu? Burada alın terine ortak olmayan, sistemin ortaya çıkardığı aracılar, komisyoncular daha doğrusu paraya hükmedenler, göbeklerini kaşıyarak ürün üzerinde fiyat politikası belirlemeye devam ettiği müddetçe bir çok alanda “TANZİM” yapmaya mecbur kalırsınız.

Lokal tedbirler, geçici çözümler sistemin tıkanan damarlarını açamaz.

Uygulama öyle olmalı ki geneli rahatlatmalı, gıda fiyatlarındaki fahiş artışlara sürekli tesirli fren olabilmeli.

Tüketim ekonomisi, üretim ekonomisi temelinde sağlam zeminler üzerinde desteklenemez ise biz dışa bağımlı hale geliriz. Son yıllarda yaşamakta olduğumuz gibi…

Ortak akıl ve sağlam bir irade ile ekonominin çarkları öyle işlemeli ki ne işsizlik konuşulsun, ne tarım, ne hayvancılık en önemlisi de “TANZİM” düzenlemelerine geçici tedbirlere ihtiyaç kalsın.

***

En başta eğitim politikalarımız; büyümeyi, ekonomiyi, üretimi canlandırabilecek kabiliyette olabilmeli. Diploma odaklı eğitim değil; hayata hazırlama, mutlu bireyler yetiştirme, sorumluluk alabilen, hayata artı değerler sunan, kafa yoran, düşünen sorgulayan, vatanım ve milletim için ne yapabilirim kaygısında olan eğitimli ve donanımlı nesil… bizim dertlerimizin devasıdır. (Diplomalı) demiyorum.

***

“Ya hep, ya hiç” mantığı millet olabilmenin, kaynaşmanın, kenetlenmenin, adaletin de dayanağıdır. Mutlu azınlıklar istersen böyle lokal tedbirlerle, geçici çözümlerle, günlük değişken politikalarla idare etmeye çalışırsınız.

Hasıl-ı kelam; kangren olmuş tarım ve hayvancılık… politikamız var. Gerekirse kol da, bacak ta kesilmeli. “Ya hep, ya hep, ya hep…!” diyebilmek için. Çok söze ne hacet; “Ya hep, ya hiç…!”

YA HEP, YA HİÇ…! - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
15 TEMMUZ MEYDAN'A DAVET