İnsanlar sahip oldukları bilgi, birikim, kültür, anlayış, şuur… bakımından değerlendirildiği kadar; sosyal hayatımızda insani ilişkileri açısından, ayrıca sahip olduğu makam ve mevkiinin ağırlığı ile hareket edebilme kabiliyeti ile de sürekli, gören gözler tarafından değerlendirilmektedir. 

Geçen hafta medyaya yansıyan bir olay; makam - mevki sahip olmakla, adam olabilmenin çok farklı olduğunu gözler önüne serdi.

***

Olayı kısaca özetlersek, bir grup öğretmen kendi aralarında halı saha maçı için randevu saatinde (21.00-22.00) maça başlamışlar. Maçın başlamasından yaklaşık 15 dakika sonra saat (22.00-23.00) gibi halı saha maçı için randevu alan bay savcı, sırasını beklemek yerine maça başlayan öğretmenlerin sahayı boşaltmasını, kendilerinin oynayacağını söyleyince ister istemez ortam gerilmiş. Öğretmenler haklı olarak sahayı boşaltmayıp, maça devam edince emrindeki polis gücünü kullanarak, gayri kanuni bir şekilde sorgulanmak üzere polis merkezine götürülen öğretmenler, durumu basına aksettirince, savcı hakkında soruşturma başlatılmış…

Sevgili dostlar; “Taş yerinde ağırdır.”  Makamının verdiği yetkiyi kendi şahsi çıkarları için kullanmak, o makamın ağırlığını kaldıramamaktır.

Hepimizin malumu, vaktiyle bir adam oğlu için “Sen adam olamazsın.” der dururmuş. Bunu hazmedemeyen oğlu ne yapıp, edip vali olmuş. Babasını apar topar kolluk  gücü ile makamına getirtmiş.  Vali olduğunu babasına göstermek isteyen şuursuz oğlan, kendi ayağına yaşlı babasını getirtme nezaketsizliğinde bulunmuş. Babası; “Oğlum, ben sana vali olamazsın demedim, adam olamazsın dedim.” “Sen yine adam olamamışsın.”…

Bu kıssa hepimiz için ibretlik vesikası olmalıdır. Gücünü kanunlardan, ahlâki değerlerden değil makamından alanlar; yaşanan olaylar gibi yüzlercesini topluma yaşatmaya devam ederler.

***

Makam - mevki milletimize hizmet yolunda bize verilen birer emanettir. Bu emaneti başta anayasa, kanunlar ve ilgili yönetmelikler doğrultusunda muhafaza ederken, ahlaki değerleri özümseyebilme, insani davranış sergileyebilme; bizden beklenen adam olabilme vasfının somut göstergesidir.

Makamı emanet olarak görenler; hadsizlik değil nezaket ile hamurları yoğrulmuştur. Devletin imkânlarını şahsi çıkarları için asla kullanmazlar, mesai dışı daha hassas davranırlar.

Olayın vahim tarafı, adalet dağıtma görevi olan birisinin böyle bir davranış sergilemesi.

Hasıl-ı kelam; “Taş yerinde ağırdır.” Kamuoyunun, toplumun sinir uçları ile oynamanın, kime ne faydası vardır?

TAŞ, YERİNDE AĞIRDIR - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
15 TEMMUZ MEYDAN'A DAVET