8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü fırsat bilen kokonalar; binlerce yıldır semalarımızda yankılanan, Ezan-ı Muhammediye’den rahatsız olmuşlar ve ıslıklamışlar… Ancak; medyaya yansıyan haberlere göre Ezan’ın ıslıklanmadığı yönünde haberler yapılmakta. İnşallah durum böyledir. Devletimizin ilgili birimleri eminim yaşanan olayı enine boyuna araştırır ve gerçekler gün yüzüne çıkar.

Müslüman memleketinde yaşamamıza rağmen İlahi davet olan Ezan’ı Muhammedi’ye okunurken; bir çoğumuz gereken hürmet ve tazimi gösteremediğimiz aşikâr… Milletimizin hassas noktalarından birisi de Ezan’ımızdır. Hiçbir kimse sinir uçlarımızla oynama ve oynatma küstahlığında bulunamaz.

Kokuşmuş batı medeniyetinin mirasına ortak olan kokonalar; taşıdıkları pankartlarla “Cennet annelerin ayakları altındadır. H.S” ile İslam’ın değer verdiği kadınlarımızı aşağılayan, onları meta gibi gören zihniyetin tezahürü olan (feminizm v.b yaklaşımlarla) haya ve edebin ayaklar altına alındığı görüntüleri, bu aziz millete izletme küstahlığında bulanmaları, olayın es geçilen acı yüzüdür. Pankartlardaki sözler; değerlerimizden nasıl uzaklaştığımızı, saygın Müslüman Türk Anası’nın ne hallere düştüğünü gözler önüne sererken; bizim kimyamız bozuldu mu?

***

Nereden nereye! Mukaddes değerleri için şehadeti nimet sayan bir anlayıştan, mukaddes değerlere savaş açan bir anlayışa nasıl geldik? Bebesini abdestsiz emzirmeyen analardan; “Cenabet gezerim, sana ne…” sloganları ile sokaklarımızı dolduran kokonalarla hangi ara yüzleştik?

Kokonalar kimden cesaret alıyor? Yasal olarak kurdukları eşçinsel (LBGT) ,ataizm  v.b derneklerinden mi, yoksa domates, patates, soğan fiyatlarına avazı çıktığı kadar bağıran ruhsuz, maddiyat odaklı yaşayan, sözde Müslümanların vurdum duymazlığından mı? Yorum sizlerin…

Avrupa’da İslam düşmanlığı her geçen gün artarken, İslamofobi’yi canlı tutarlarken, içimizdeki uzantıları da maalesef boş durmuyor, kinlerini kusabilmek için fırsat kolluyorlar. İşin acı tarafı; giyimi kuşamı ile Müslüman gibi duran, genç kızları da çirkin emellerine alet etmeleri. Ellerinde taşıdıkları pankartlar değerlerimizi ve kadının onurunu aşağılayan, şeytanı ve İslam düşmanlarını mutlu eden cinsten…

Kadınlar haya ve edepleri ölçüsünde saygındırlar. Bu saygınlık ve şerefi, İslam kendilerine vermiştir. Haya, edep ve  ahlâktan yoksun kokonalar; kadınlarımız, gencecik kızlarımız şehvetperestlere pazarlanırken, reklamların baş tacı edilirken, kadın cinayetleri her geçen gün artarken, her türlü istismara uğrarken, tepki veriyorlar mı; hemcinslerinin hukuklarını koruduklarına şahit oluyor musunuz?

***

Nikahsız hayatı medeniyet sayan, çorap değiştirir gibi sevgili yapan, sonra da çıkar ilişkisi bitince tekme yiyen kadınlar, hayatın bir gerçeği… Kadın örgütleri ve dernekleri eşitlikten dem vuracaklarına, aileyi yüceltmek için çaba sarf etseler; kadınları meze, yem olmaktan korusalar. Bu görev hepimizin, başta devletin ilgili kurum ve kuruluşların.

Hasıl-ı kelam; şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim. Herkes inanmakta ve inancı gereği gibi yaşamakta hürdür. Bu demek değildir ki İslam dininin genel kabul gördüğü, halkının %99 ‘u Müslüman olan bir ülkede, hiç bir kimsenin dinimizin kutsallarını aşağılama hadsizliğinde bulunması kabul edilemez.

KOKONALARA BAK SEN! - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
15 TEMMUZ MEYDAN'A DAVET