SEYAHATNAMEDE MERSİN VE ERDEMLİ

Zİ OĞLU

40 haneli konargöçer Türkmen köyüdür. Bu köyden yanımıza yeni refakatçı silahlı yardımcılar alarak Akdeniz’e karışan dere boyundaki dev ağaçlar altından tozpembe topraklarda ilerlerken Allaha hamdolsun aklımız başımıza geldi.

ALATA DERESİ

Nur yaylasından çıkan Alata deresi burada Akdeniz’e karışır. Alata deresini de atımızla geçtikten sonra:

ERDEM OĞLU KÖYÜ

Bütün haramiler Türkmen köylerindedir. Erdemli köyünü de geçtikten bir saat sonra gene Nur dağından kopup gelen Bolur deresine geldik. Bolur deresini de geçtikten bir saat sonra:

HACI ALAEDDİN OĞLU KÖYÜ

 Bu köy de dağın eteğine kurulmuş bağlık bahçelik kırk elli evli bir köydür. Bunu da geçtikten sonra:

GERENDİR IRMAĞI

Bu da Nur yaylasından çıkıp gelip Akdeniz’e karışır. Bütün bu köyler sahile kenarı olan köyler olup toprak yollardır.

Gerendir nehrine yakın, dağa yaslanmış, bağlı bahçeli:

MERSİN OĞLU KÖYÜ

70 haneli Türkmen köyüdür. Burada geceledikten sonra sabah erkenden sahil şeridini takip ederek üç saat sonra:

MAH KULAÇ NEHRİ

Adlı akarsuya geldik. Bu da Nur yaylasından çıkan ve Akdeniz’e dökülen bir büyük nehirdir. 2 gözlü köprüden geçtikten sonra yakınlarında, sivri bir tepe üzerinde virane bir kalesi vardır.  Bu köprübaşında önceleri vergi alınmak için kurulmuştur.

Buradan yine doğuya doğru üç saat gittikten sonra Pambulis suyuna geldik, bu da Ashab-ı Kehf dağlarından gelip denize dökülür. Bu da büyük bir ırmaktır, tek gözlü köprüsünden geçtikten sonra yakınındaki yüce dağın eteğine kurulmuş:

MEZİT OĞLU KÖYÜ

50 haneli bir Türkmen köyüdür. Küçük bir kalesi vardır. Buradan doğuya sahil boyunca iki saat gittik.

YUMUK NEHRİ

Bu da Ashab-ı Kehf dağlarından çıkıp denize dökülen bir sudur.

KARA İSA OĞLU KÖYÜ

Yumuk deresinden sonra 70 haneli Türkmen köyü Kara İsa Oğluna geldik. Allah’ın hikmeti yazdığım bu köyler tamamı Silifke’de Nur yaylası ile başlayan ve Adana’da Ramazanoğlu yaylasında biten altı konaklık mesafede denize sahili olan köylerdir.

Denizle dağların arası bir buçuk saattir. Bütün bu köyler dağların eteklerinde kuruludur. Sahildeki toprakları oldukça verimli ve adeta cennet bahçeleri gibidir. Köylerdeki evler hep kıbleye nazırdır ve havası da suyu da mükemmel olup bakımlı köylerdir.

Silifke’den Tarsus’a kadar 70 dere geçtik, burada sadece büyüklerinim adını verdim.

Artık Silifke ve Karataş sınırını geçip Tarsus’a girmiş bulunuyoruz. Kara Görgös antik kenti Tarsus tarafındadır.