Sevdiğimiz, tanıdığımız helalinden kazanan bir dostumuz; bizi sofrasına davet etse, davetine seve seve icabet eder miyiz? Cevabımız; “memnuniyetle icabet ederim” olacaktır.

Rabbimiz her gün bizleri, huzuruna beklemekte, ilahi davet olarak; kutsal mabetlerimiz olan camilerden herkese, istisnasız; huzura, huşuya saadet-i ebediyeye davetiye göndermektedir. Huzura, huşuya davet davetlerin en güzeli değil midir?


Davete icabet eden, manevi sofradan istifade ederek hanelerine dönmekte, davete icabet ederek; davetçiyi memnun etmektedirler. Davetler en yüce makamdan olunca; kemal-i edeple icabet etmeli; ruhunu, gönlünü temizlemeli; tertemiz anadan doğmuş gibi pak hale gelebilmeliyiz.

  
İlahi davet; davetçilerine dünya ve ahiret nimetleri sunmakta, bütün kötülüklerden uzak kalabileceği, namazları sebebiyle kulluk borcunun ifasında rabbimizi hoşnut ederek, rızasını kazananlardan olabileceğimizi unutmamalı, ilahi davete icabet etmenin yollarını, çarelerini arayabilmeliyiz.

Ezan-ı Muhammedi tilavet olununca, o mesaja kulak verebilmek, Rabbimizin birliğini haykıran, peygamberimizin nübüvvetini ilan eden ilahi mesajları, önce gönlümüzde ve tüm bedenimizde idrak etmek, o sese doğru kalkmak ve yönelmek, en güzel icabettir.

Haydin namaza, haydin kurtuluşa daveti; bizlerin dünya ve ahiret saadeti içindir. Davet vardır ama zorlama yoktur. İsteyen, gönül huzuru içerisinde davete icabet eder.

Ezan, bayrak, vatan, millet… edebiyatları güzel ama yaşamak en güzel olanıdır.

       
Hasıl- Kelam;   Davetlerin en güzeline, ilahi davete icabet edebilme şuuruna erebilmeyi, Mevlam cümlemize nasip eylesin…

Bir kardeşiniz olarak, mühim gördüğüm hassas bir konuda hatırlatma yapmayı, kardeşlik görevi addediyorum.

Son günlerde kutsal değerlerimiz üzerinden kutuplaşmanın kapısı aralanmakta. Milli ve manevi değerlerimiz üzerinden hiç yapılmaması gereken hoş olmayan görüntüler, inanan gönülleri fazlası ile üzmektedir.

Provokasyon amaçlı tertiplerin her dönem olduğu gibi seçimlerin yapılacağı hassas dönemlerde bilinçli olarak devreye sürüldüğü gerçeği unutulmamalıdır. Hassas dönemlerde daha uyanık olarak; provokatif amaçlı tertiplerin kardeşliğimize darbe vurmak için yapıldığını asla unutmamalıyız.