17. yüz yılın sonlarında Konya Çumra ilçesinde ilginç bir sürme olayı mahkemece icra edilmiştir.

Köyün namusuyla ve şerefiyle oynayan, ayyaş bir kişi akdedilen mahkeme meclisine getirilerek kalabalık bir halk kitlesinin köyden çıkarılması yolundaki isteği kabul edilmiş ve köyden sürülmüştür.

Hayretle okuyacağınız bu ilginç belgenin aslı da ektedir, ben aşağıya ABC.. ettim, bazı kelimeleri de parantez içinde sadeleştirdim.

“Bilfiil mir-i miran-ı Karaman olan menbeu’d-dürer ve azimüşşan izzetlü saadetlü Ebubekir Paşa hazretlerinin mütesellimi olan fahru’l-emasili vel’akran Süleyman Ağa tarafından husus-ı atilbeyana mübaşir (takipçi) tayin olunan Mustafa Beğ müzaheretiyle mahmiye-i Konya kazasına tabi Sahra nahiyesinde Arvad nam karye sükkanından baisülkitab Mehmet bin Osman nam kimesne meclis-i şer’i hatır-i lazimü’t-tevkırda (mahkeme meclisi) yine karye-i merkume sükkanından Murtaza bin Yusuf nam kimesneyi ihzar ve mahzarında üzerine dava ve takrir-i kelam edip tarih-i kitabdan beş gün mukaddem (önce) ben şehre gelip menzilimde yoğiken mezkur Murtaza iki nefer refiklisiyle nısf-i leyl vaktinde menzilim içine girip tabhanem kapısını dakk edip zevceme hıyanet kast etmeleriyle zevcem feryad ve istiğase (yardım isteği) etmeğin her biri firar eylemişlerdir ve bundan maada mezbur Murtaza kendi halinde olmayıp daima şürb-i hamr (içkici) ve ahali-i karyeye cevr ve eziyet ve sui hal üzeredir sual olunub mucib-i şer’isi icra olunması matlubumdur dedikde gıbbe’s-sual ve akıbe’l-inkar müddei-i mezburdan müddeasını mübeyyine beyyine yalep tlundukda istimhal etmekle bade’l-imhal karye-i mezbure ahalisinden mahmut halife bin Mustafa halife ve Emrullah Efendi bin Şaban ve asan bin Hacı Abdi ve Veli bin Gazi ve Mustafa beğ bin murad ve Mehmet bin ali nam kimesneler li-ecli’l-ihbar meclis-i Şer’a hazırun olup mezbur Murtaza şürb-i hamr ve sair nice şirret ve fesad etmekten hali olmamakla her birimiz müteezzi ve acizleriz razı ve hoşnut değilleriz karye-i mezburdan ihraç olunmazsa her birimiz perakende ve perişan olmamız mukarrerdir deyü merkumun su-i halini haber vermeğin bade’l-yevm (bu günden sonra) karye-i mezburede tevattun ve temekkün (köyde kalmamaya) etmemeğe mezkur Murtaza’ya tenbih-i birle ma vakaa bittalep ketb olundu fil’yevmi’l-sabii vel’ışrine min muharremi’l-haram li-sene isneteyn ve mie ve elf” 31 Ekim 1690 / 27 Muharrem 1102

Konya Şeriyye Sicilleri 109-a/2