Amerikan hegemonyası, dünyanın başına bela olmaya devam ediyor.

Son olarak Sudan’daki darbede de Amerika’nın parmağı olduğu aşikâr. Dünya’yı kendi menfaatleri doğrultusunda şekillendiren, ayar vermeye çalışan emperyalist yayılmacı düzen; Venezuela’da istediği darbe girişiminden etkili sonuç alamayınca, Afrika ayağı ile darbenin yönünü değiştirdi. Sudan’da otuz yıl önce darbe ile işbaşına gelmiş EL BEŞİR, yine bir darbe sonucu görevden el çektirildi.

Demokrasi kültürü gelişmemiş ülkelerde, darbe sıradan bir durum haline geliyor. Irak, Libya, Tunus… demokrasi götürülme vaadi ile enkaz haline getirilmiş, halk birbirine düşürülerek iç savaşla kırdırılmakta, ayağa kalkmaları istenmemekte, sonuçta doğal zenginliklerine ipotek koyarak, ABD;  hegemonyasını ilelebet sürdürmenin derdinde.

Stratejik açıdan önemli gördüğü ülkelerin pek çoğunda askeri üsler kurarak, on binlerce kilometre uzaktayız demeden, sömürü düzenlerini kan ve gözyaşı üzerinden devşirmekte.

***

Afganistan’da onlarca yıldır, iç savaşı tetikleyerek binlerce masum insanın ölmesindeki en önemli unsur yine ABD hegemonyasıdır. Yemen kan gölü ise müsebbibi yine ABD’nin şer planlarıdır.

İsrail Terör Devleti; en başta Müslümanların basiretsizliği, ABD’nin şımartması ve aleni desteği ile Filistinlilere kan kusturmaya devam ettirmekte. ABD; Orta Doğu’daki hegemonyasını Siyonist düzeninin bekası için de kullanmakta…

Onlarca yıldır bizim üzerimizde de Amerikan hegemonyası çok etkili. Hem askeri, hem siyasi hem de ekonomik olarak bağımlı hale getirmişler. Başta İncirlik olmak üzere askeri açıdan üsler kurarak, emperyalist anlayışını askeri açıdan destekleyerek, dünyanın başına bela oldukları gibi bizim de başımıza bela olmaya devam ediyorlar.

Sözde dost ve müttefikiz, stratejik ortağız lafları ile ağzımıza bir parmak da bal çalarak bağımlı olmamızı ilelebet istemekteler.

15 Temmuz sürecinden sonra asla dost olmadıklarını ispatlayan ABD, Rusya ile geliştirmeye çalıştığımız ilişkiler ve son olarak S-400 füze savunma sistemleri alma noktasına gelmemiz, onları germeye devam etmekte.

***

Amerikan hegemonyasının bitirilmesinde bence ülkemiz kilit rol oynayabilir. Askeri, ekonomik, siyasi… yönlerden gücümüze güç katarsak, dostu düşmanı iyi ayırt edersek, içimizdeki hainlerin farkına varabilirsek, tarihi misyonumuzu da unutmadan, özgüvenimizi perçinleştirerek dünyaya hükmetmeye çalışan Amerikan hegemonyasına set çekebiliriz.

Amerikan hegemonyası; sömürüdür, işgal, kan ve gözyaşıdır. Onların gücü sadece yeşil Dolarları ve öldürücü silahlarıdır.

Hasıl-ı kelam; Amerikan hegemonyasının panzehiri askeri, ekonomik, siyasi açıdan güçlü olmak, milletçe kenetlenerek sarsılmaz bir kale gibi karşılarında durabilmekten geçer.