31 Mart 2019 seçimlerini itirazların ardından geride bıraktık.

Her türlü emniyet, asayiş ve bürokrasi emrindeyken AK Parti’nin seçim yolsuzluğundan bahsederek itirazda bulunması biraz mızıkçılığa dönüşmüştü.

Kardeşim iki yıl boyunca seçim güvenliği, aman sandıklar sandıklar deyip sonunda hırsızlık ve yolsuzluktan bahsedilmemesini sağlamak hükümetin görevi değil midir?

Her neyse onları geçelim, artık iki ittifak yani Cumhur ve Millet ittifakı diye ayırdığımız halkımızı şimdi Türkiye İttifakında birleştirme zamanıdır.

Kırdıklarımızı düzeltmenin, küstüklerimizle barışmanın, varmadıklarımıza varmanın ve gülmediklerimize gülmenin vaktidir.

Partinin Arapçası hiziptir, hizip parça ve fırka demektir. Seçimden önce kaç fırkaya ve parçaya da bölünmüş olsak şimdi vatanımız, milletimiz, birliğimiz, güvenliğimiz için tek vücut olma anıdır.

Düşmanlarımız çoktur. Hatta Türk milletine dost bulmak çok zordur.  Bunun farkında olmayanımız ise yok diyecek kadar azdır. O halde “Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” mantığı gereği yüreklerimizi toplu vurdurmamız elzemdir. Zira Türkiye’miz Lozan antlaşmasının üzerinden yüz yıl geçmesine az kala yeni bir muhasara ve kuşatma ile karşı karşıyadır.

Bu kuşatmanın amacı ülkemizi parçalamak, farklı etnik ve mezhebi fikirleri kaşıyarak birbirimize düşürmek ve sonunda ayrı kanton ve federatif çözümlere mecbur edip büyümemizi engellemektir. Amerika bu kuşatmayı komşumuz Suriye’deki düşmanlarımızı silahlandırarak ve onları aleyhimize örgütleyerek yapmaktadır.

Bizi kuşatan düşmanlarımız ne yazık ki müttefik bildiğimiz ABD ev AB ülkeleridir.

İstediğimiz savunma silahlarını vermeyen Amerika, Rusya’dan bunu temin etmemize de karşı çıkarak içişlerimize alenen müdahale etmektedir.

Bu durumda tek yapmamız gereken fazla deşifre olmadan en modern silahlarla ordumuzu donatmaktır. Çok şükür ki başımızda bu bilince varmış idarecilerimiz vardır.

Elli yıldır olmaz dediğimiz Genel Kurmay Başkanlığının Milli savunma Bakanlığına bağlanması gerçek olmuştur. Merhum Turgut Özal’dan beri dile getirilen başkanlık sistemi bile artık gündemden düşmüş ve uygulamaya alınmıştır.

Yani başımızdaki idarecilerimizin başarmamak için hiçbir bahaneleri kalmamıştır ve olamaz.

Şu anda dünya liginde 16. sırada yer alan ülkemizi 2023 yılında ilk ona sokma hedefinden asla taviz verilmemelidir. İlk on olmasa bile ilk on iki gelişmiş ülke arasında mutlaka yer almalıyız.

Bu hedefi yakalamak için mevcut hükümetin hata ve yanlışlarını söylemek ve yaptıkları memlekete faydalı işlerinde yardımcı olup destek vermek Türkiye İttifakının bir gereğidir.