Konya STK (Sivil Toplum Kuruluşları) Platformu Kayseri Panelleri İlk İki Gün Notları

Konya STK (Sivil Toplum Kuruluşları) Platformu 16 senedir Türkiye’nin çeşitli illerinde “Ufuk Turu” adıyla bir etkinlik düzenlemeye devam ediyor.

Bu etkinlik paneline Konya’daki ve farklı üniversitelerimizdeki en değerli ilim adamlarımızı ve her STK’dan birkaç kişiyi davet ederek gerçekleştiriyor. Değerli bilim adamlarımız seçilen konu ile alakalı başlıklar altında tebliğlerini sunuyorlar. Bu tebliğleri takdim için beş kişiden oluşan bir kürsü teşkil ediliyor. Bir başkan ve sağında ve solunda ikişer tebliğci bulunuyor ve tebliğlerini yirmi dakikada dev ekranların da yardımıyla katılımcılara sunuyorlar.

Ayrıca bütün Türkiye’den STK temsilcilerini çağırarak 500 kişilik yaklaşık bir topluluk seçilen konu hakkında aydınlatılıyor. Bu arada gidilen ildeki kültürel varlıklarımız bir gün ayrılarak tanıtılıp gezdiriliyor.

En önemlisi de Türkiye’de bir ekol olan Konya STK Platformu düzenlediği panelleri ve tebliğleri kitaplaştırarak Anakaradaki idarecilerimiz başta olmak üzere gerekli mercilere takdim ediyor.

Zaten gidilen ilin erkân ve ayanı başta olmak üzere Türkiye’nin belli başlı STK’ları 180 dernek, vakıf ve kurumun üye olduğu Konya STK tarafından davetli olduğundan sesini her cihete duyuran ulusal hatta uluslararası bir görevi icra ediyor.

24 Nisan ile 28 Nisan arasında 2019 yılında bu etkinlik Kayseri’de icraya başlandı. İnşallah yarın (28 Nisan 2019 Pazar günü sona erecek olan bu program için bendeniz de şu anda Rasyonel haber gazetemiz adına panele katılımcı olarak bulunuyorum.

Şimdi bu haftaki Cumartesi tam sayfa yazımda ilk iki günün bir panoramasını vermeye çalışacağım.

Çarşamba günü öğle namazını kıldıktan sonra Kılıçaslan Meydanından iki otobüsle hareket ettik. Kendi araçlarıyla da gidenler oldu.

İkide hareket ettikten sonra yolda Nevşehir sanayii içindeki bir camide ikindi namazını eda etikten sonra saat altı gibi otele yerleşmeye başladık.

Konya ile Kayseri arası ile geçen ay umre ziyareti vesilesiyle yaptığımız Mekke ile Medine arasındaki yolculuklarımızın burada bir kıyaslamasını yapacağım. Aslında Hisar Turizmin rehberleri ısrarla Hicazı anlatırken eksi bir kıyaslamada bulunmayın demişlerdi, yani bizim memleket cennet gibidir Arabistan çöldür gibi küçültücü betimlemeler istenmiyordu. Ama ben burada eksi değil eşit bir kıyaslama yapacağım.

Medine ile Mekke arası 450 km’dir,  Konya Kayseri arası ise 350 km’dir. İkisinin de arası sıra dağlar şeklinde olmayan ara ara dağlarla çevrili bir otoyoldur. Konya’dan çıkınca Bozdağ’la başlayan bütün dağları çırılçıplaktır ve sadece yol boylarında ve yerleşim yerlerinde ağaçlara rastlanır. Medine Mekke arası da aynıdır, dağların eteklerinde yer yer Garkad çalıları ve yer yer yerleşim yerlerinde Hurma ağaçlarından başka bir ağaç yoktur.

Haydi, Suudi Arabistan çöldür diyelim, su azdır diyelim, peki bizim memlekete ne oluyor? Yetkililer milyonlarca ağaç dikmekten bahsediyorlar, Torku’nun yol boylarına diktiği meyvesiz ağaçlardan başka bütün araziler boştur. Tabi burada ekenek arazileri kast etmiyoruz, oralarda hububat yetişmesi için ağaç istemez. Ancak dağların etekleri niye boştur?

25 Nisan Perşembe günü sabah dokuzda resmi açılış yapıldı. Otelin en büyük kongre salonunu dolduran katılımcılar arasında 81 vilayetten STK temsilcileri vardı.

İlk önce Konya STK Platformu başkanı sayın Muhsin Görgülügil ve Kayseri STK başkanı birer konuşma yaptılar Eğitim Bir Sen başkan vekili Latif Selvi ve milletvekillerinden bazıları da selamlama konuşmasında bulundular.

Bu arada katılımcı milletvekillerine hitaben arz edilen kısa konuşmalarda; kadınlara yapılan pozitif ayrımcılığın erkekleri mahvettiğini, ömür boyu nafaka zulmünün kaldırılması gerektiğini söyleyip bu benzeri konularda yasal değişiklik talep ettiler.

Açılışa Konya valisi bizzat katılmıştı. Kayseri vali ve büyükşehir belediye başkanlarının vekilleri katıldı ve onlar da birer konuşma yaptılar.

Açılışta son konuşmayı yapan Konya valisi Cüneyit Orhan Toprak Bangladeşli bir öğrencinin anlattıklarını örnek verdi. Bangladeşli öğrenci valiye, en büyük hayalim, dünyanın her köşesindeki mazlumlara imdat için koşacak bir güçlü İslam devletini görmekti, şimdi bu devleti görüyorum o da Türkiye’dir, dediğini anlatınca valinin konuşması büyük alkış aldı.

Vali bey ayrıca; Tür Kızılay’ı, AFAD, UMKE ve benzeri kuruluşlarımız ile hiçbir ayrım gözetmeden bütün dünyadaki afetlerde, depremlerde yardıma koştuğumuz gibi mazlum millet ve toplumlara da her türlü yardımı yapıyoruz, bu konuda dünyanın bize gıpta ile baktığını söyledi.

Dünya milletlerinin her şeye ticari gözle baktığını ifade eden Konya valisi, Afganistan’da, Irakta, Suriye’de ve Yemende yüz binlerce insanın ölümü, yaralanması dünyanın ve batının umurunda değildir, diye ilave etti.

Açılışta Yemende bir bakan müsteşarı da bir konuşma yaptı. Yemenli müsteşar konuşmasında 400 yıl Osmanlının adaleti altında huzurla yaşadıklarını, o günleri bugün bile Yemenlinin aradığını söyledi. Yemende hala Osmanlıdan kalma birçok aşiret yaşadığını ve Türk olarak bilindiklerini söyleyen müsteşar şimdi de Yemen’e en büyük yardımı gene Türkiye’nin yaptığını ilave etti.

Aslanın Dişisi de Vardır

Açılış konuşmalarına damga vuran Gazneli Mahmut anekdotunu burada yazmadan geçemeyeceğim.

Gazneli Sultan Mahmut birçok ülke fetheder ancak bir ülkenin tam ortasında küçük bir kale teslim alınamaz. Kale komutanı da bir hanımdır. Gazneli Mahmut bir mektup gönderir, güzellikle teslim ol, kan dökülmesin, manasındaki mektubu okuyan kadın şu cevabı yazar; Ben etrafı tamamen size geçmiş bir kentin küçük bir kalesinin emiresiyim, benim de ordum var senin de, benimde amirlerim komutanlarım var senin de. Haydi gel savaşalım, asla teslim olmayacağım, ama şunu bil ki buraya savaş için gelir kalemizi alırsan benim adım bile okunmaz yazılmaz, ama alamaz da yenilirsen tarihe, Gazneli koca sultan Mahmut küçük bir kale dizdarı kadına yenilmiş diye geçersin.

İşte bu kadın aslana Gazneli Mahmut cevap veremez ve kale olduğu gibi sahibinde kalır.

Konya’da 180 vakıf, dernek ve sendikanın bir araya gelerek kurduğu Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformunun Türkiye ve dünya çapında yaptığı bu turlar 15 yıldır sürüyor.

Konuşmacılar tarafından büyük beğenisi ifade edilen bu Ufuk Turu Toplantılarının her yıl genişleterek sürmesi konusu dile getirildikten sonra aynı gün öğleden sonra iki otumum yapıldı.

Bu oturumlarda özellikle Kayseri İl Müftüsü Prof. Dr. Şahin GÜVEN tarafından işlenen medeniyetimizde fütüvvet konusu büyük beğeni topladı.

Fütüvvetin feta yani genç manasında bir kökten gediğini, fütüvvetin İslam şuurunu yerleştirme manasındaki birinci görevinin gençlerde olduğunu ifade ettiler.

Peygamberimizin 25 yaşındayken Hilfulfudul adlı bir nevi fütüvvet derneğinin ve kulübünün aktif bir üyesi olduğunu da kaydeden Kayseri müftüsü Prof. Dr. Şahin GÜVEN tarih boyu tevhidi ayakta tutanların gençler olduğunu beyan ederek Kehf suresinde Ashab-ı kehften bahseden ayette “o gençler” manasında “innehüm fityetün” gerçeğine dikkat çektiler.

İnşallah haftaya cumartesi Konya STK Platformunun Kayseri panellerinin son iki gününün notlarıyla karşınızda olacağım.

Allaha emanet olunuz, efendim.