Düşmanların en büyüğü; sürekli kötülüğe sevk eden, kendi nefsimizdir. Haktan, doğruluktan yana olmamızı istemeyen nefis, mübalağa ile kötülüğü emreder. Onun görevi kötülük ve çirkin işler yaptırmaktır.

İnsanoğlunun en büyük düşmanı, kendi nefsidir. İki kaşımız arasına yerleştirilmiş olan nefis sürekli kötülüğü, çirkinliği, fenalığı ve hayasızlığı emreder.

Nefis öyle kuvvetlidir ki saniyeler içerisinde bize yaptıramayacağı kötülük yoktur. Peygamberimiz (S.A.V.) sürekli yapmış olduğu dualarında “ Ey Allah’ım; göz açıp kapayıncaya kadar hatta daha az süre bile olsa beni nefsimin eline bırakma.” bizlere nefsin ne kadar kuvvet, güç sahibi olduğunu, onun şerrinden Mevla’mızın rahmet nazarı ile kurtulacağımızı bizlere talim ettirmektedir.

İki kaşımızın arasını merkez olarak kullanan Nefs-i Emmare; kalbi uyanık olmayan, nefsini kalbinin emrine tabi kılamayanları zelil eder.

Kendi nefsimizi tanıdıkça ne denli düşman olduğunu o zaman anlayabiliriz. İnsanların kendisine verdiği zararı başka birisi asla veremez. Yetmiş iki şeytan gücünde yaratılan Nefs-i Emmare sürekli kötülüğü emreder.

Harici düşmanlardan iyi bir savunma hattı ile teknolojik silahlarla korunabiliriz. Dahili düşmanımız olan nefsin de tezkiye yolları vardır. Nefsin en  korktuğu silah Allah’ın nurunu kalbimize akıtmak, Nur-u İlahi ile sulanan kalbimizle ALLAH diyebilmektir.

Düşmanımız çok şiddetli ve kararlıdır. Hedefi bizleri Allah’ın rızasından uzak kılmak, cehenneme sürüklemektir. Bundan daha tehlikeli daha şiddetli düşman olabilir mi kardeşlerim? Harici düşman sadece hayat hakkımızı elimizden alabilir? İmanımız ve amelimiz  varsa nihayetinde şehit bile oluruz.

***

Efendiler Efendisi, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) bir savaştan dönerken, ashabına şöyle buyurmuştur. “Küçük savaştan, büyük savaşa dönüyoruz” ifadelerinden sonra “Ey Rasülullah bundan daha büyük savaş olur mu?” “Kardeşlerimiz şehit oldu.” sorusuna mukabil olarak; Nefs-i Emmare ile mücadelenin daha şiddetli büyük savaş olduğunu ifade duyurmuşlardır.

Düşman içimizde sürekli bizi gözetliyor, hataya düşürmek, günah bataklığına atmak için 7-24 fazlası ile uyanık, hiç toleransı yok. Fırsatını bulduğu an hemen golünü atıveriyor.

Yeme - içme, gezme - tozma, eğlenme… nefsin gıdasıdır. Nefsi dizginlemenin yolu açlık, nefse sürekli muhalefet etmekle elde edilebilir.

Hasıl-ı kelam; böyle şiddetli  düşmana karşı en tesirli silah; koruma kalkanlarına bürünmek, kalbimizin diri ve uyanık olması, Allah’ın nuru ile hemhal  ve Zikrullah’ta daim olabilmektir.

Mevlam; nefsin şerrinden muhafaza eylesin…Amin…