Mekke-i mükerreme halkı ve esnafı sert Medine-i münevverenin ki ise yumuşak hikâyeleri tamamen duygusaldır.

Bizi umreye götüren Hisar Turizm rehber hocaları da bunun tersini söylemişlerdi ve bize daima, müfettiş edasıyla değil umreci olarak etrafınıza bakın, demişlerdi.

Harem-i şerif de (Mekke-i mükerreme ve civarı) ve mescid-i nebevi de (Medine-i münevveredeki peygamberimizin mescidi) insanların bakış açılarını değiştiren iki kuvvetli mekândır.

Mekke’de de Medine’de de esnaf ve halk arasında Arap görmek mucize görmek kadar nadirdir. Bu iki kenti ziyaret eden umreci ve hacıların karşılaştıkları esnaf yüzde doksan yabancıdır.

Zaten kutsal topraklara gelen Allah’ın cc ve rasülüllahın (sav) misafirlerinin insan ölçer gibi bir görevleri de yoktur.

Haremeyn yani Hicaz da denilen bu bölgeye gelen misafirlerin hepsinde bir tebessüm işareti vardır. Gerek tavafta gerek çarşıda ve gerekse otellerde bunu rahatlıkla hissedersiniz.

Medine’de daha az olmak üzere Mekke’de boş alanlara bohçasını açıp satış yapmaya başlayan zenci kadınların zabıtayı görünce hemen toplayıp uzaklaşmaları, yol kenarına yaklaşıp taksi taksi diyen erkeklerin çağırışlarının bizden bir farkları yoktur.

Harem-i şerifte buldukları her yerde oturuveren, sofrasını kuruveren, gerekirse uzanıveren ziyaretçilerin bu hareketleri bir samimiyet ifadesidir. Allah’ın evinde yatıyorlar, uzanıyorlar gibi Türki şikâyetler biraz gülünç gelmektedir. Rahatça otellerinde her türlü imkânla beraber olanlarla kaçak yollarla mukaddes topraklara gelen yorgun ziyaretçilerden aynı beden dili beklemek yersizdir.

Haremeyn içinde neredeyse her sütunun dibinde Kur’an-ı kerim rafları vardır. Bunlardan birisini alan oturur ve okumaya başlar. Kur’anların göbekten aşağı tutulduğu hatta başın altına konduğu gibi anlatılar da asılsızdır. Raflar yeterince yüksektedir. Ziyaretçiler de biz Türkler kadar olmasa da Kur’an’a saygıda kusurları yoktur.

Cep telefonuyla meşgul olmak her yerde bir salgın hastalık gibidir. Bu konuda eleştirimiz vardır ama bu eleştiri kendimizedir.

A be kardeşim, tavaf ederken canlı yayın da necidir? Hacer-i esvedi zorla yakalamışken cep telefonuyla kayıt da nedir? Zaten hayatın her kademesi saniye saniye meleklerce kayıt altına alınmıyor mu? Ama amaç memlekete, aileye görünmekse bunu da biraz sabrederek varınca gösterebiliriz.

Şimdi hicaza gelmişken her anımızı bu manevi atmosferde Allah rızasına uygun değerlendirmek zorunda olduğumuzun bilincinde olmalıyız.

Sabır ya hacı!