OSMANLILARDA HARF DEĞİŞİMİ 1855'TE BAŞLADI

Cumhuriyet döneminde yapılan bazı inkılapların Osmanlılar döneminde de çalışmalarının olduğu muhakkaktır.

1839 yılında 2. Mahmut tarafından ilan edilen Tanzimat ile beraber Avrupa’da ne varsa Osmanlılarda da olması fikriyatı cumhuriyetten önce yüz yıl tartışılmıştır.

Bu dönemde Fransız kültürü Osmanlılarda son derece etkiliydi. Adeta Fransızca Osmanlı aydınlarının ikinci diliydi. Fransızca bugünkü İngilizce’nin makamını işgal eden evrensel bir dildi.

Cumhuriyetten önceki son yüz yılda İstanbul sosyetesinin ağzından düşmeyen Fransız şeyler vardı: selamlamalar, uğurlamalar, moda, giyim – kuşam ve gece hayatı gibi.

İslami yozlaşmayı ve dinden uzaklaşmayı sadece cumhuriyet dönemine ve onun aktörlerine yıkmak biraz adaletsizlik gibi geliyor bana.

İttihat ve terakki partisinin terakkiyi yani Avrupa uygarlık seviyesine yükselmeyi her bakımdan batıyı özelde de Fransa’yı taklitte saklı olduğuna inandığı doğrudur. Ama bu sadece o partiye has değildir. Aynı zamanda bu inanç aydınlarda, okumuşlarda ve Avrupa’yı görmüşlerde bir hastalığa dönüşmüştü.

Camilere mescitlere tepeden bakmalar, halka hakaret etmeler ve cehaletle suçlamalar da fazlasıydı.

Oysa cehaleti yenmek için halkı küçümseme yerine ona okumanın yollarını açmak lazımdı. 2. Abdülhamit han hazretleri 1908 yılında ayrıldığında Osmanlı ülkesinin her köşesi okullarla donatılmıştı.

Daha sonra ise Cumhuriyetle beraber herkesin okuma yazma öğrenmesi hedeflenmiş, cumhuriyetin kuruluşunun üzerinden 96 yılın geçtiği bugün ise herkesin bir üniversite bitirmeyi hayal ettiği ülkemizde lise mezunu olmak zorunlu hale getirilmiştir.

Gelelim son elime geçen Osmanlılarda harf değişimi çalışmaları ve uygulamalarından bir örneğe.

Ekte gördüğünüz resimlerden de anlayacağınız gibi 1855 yılında Viyana’da basılan bir kitap var. İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığında dijital ortamdaki bu kitap cumhuriyetten 68 sene önce ABC ile Türkçe yazıyor.

Resimleri iyice incelerseniz vaziyetin aynen bugünkü Türki cumhuriyetlerdeki Alfabe çalışmalarına benzediğini göreceksiniz.

Örneğin Arapçada olan peltek se, ze ve hı ve benzeri harfleri tam karşılayacak çifti harfler kullanılıyor. Mesela İngilizcedeki TH Arapçadaki peltek se’yi karşılıyor. Arapçadaki hırıltılı Ha’yı ise KH temsil ediyor.

Yerine göre bu durum yani çift harfle dilimizde bulunmayan tek harfi karşılama yöntemi transkripsiyon ile işaret kullanmaktan daha iyidir.

Zaten işaret ile harfleri ayırma sistemi halk tarafından asla benimsenmemiş akademisyenlerin kürsüsünden aşağı da inememiştir.

Söz konusu Fransızca, Almanca ve Türkçe Mükaleme (konuşma) kitabından ilk sayfa resmi ve bazı resimler ektedir.