Kur’an-ı Kerim peygamberimizin ebedi mucizesidir.

Onun korunacağı hususunu Allah cc bizzat üstlenerek: “Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.” (Hicr 9) buyurmuştur. Ancak kâinatta her şey maddi sebeplere de dayanmak zorundadır. Bu Allah’ın sünnetidir. Bu bakımdan Müslümanların Kur’an’ın dünya durdukça muhtevasına bir halel gelmemesi konusunda görevleri vardır.

En büyük görevi onu bize tebliğ eden yüce peygamberimiz yaparak her yıl Ramazân-ı Şerîf ayında, o ana kadar nâzil olan ayetleri Cebrail (Aleyhisselâm) ile karşılıklı olarak birbirlerine okuyup mukabele ederlerdi.

‘Arza’ olarak bilinen bu karşılıklı okuma, daha sonraları Müslümanlar arasında “mukabele” geleneğinin temelini teşkil etmiştir. Ramazan aylarında mukabele şeklinde hatim okuma geleneği, özellikle Osmanlı topraklarında ve günümüzde Türkiye’de yaygın şekilde sürdürülen bir âdettir.

Neredeysek Anadolu’nun her mahalle ve köyünde hanımlarımız ramazan sabahları ellerinde çanta içindeki Kur’anlarıyla sokakları süsleyerek ya camilerde ya da evlerde toplanarak büyük bir vazife ifa ederler.

Yine ‘Arza’dan ve mukabeleden hareketle Ramazân aylarında terâvîh namazlarının hatimle kılınması da, İslâm dünyasında Sahâbe-i Kirâm (r. a.) beridir gelen yaygın uygulamalardandır.

Bu yıl 1440 – 2019 ramazanında Konya’nın hatimle namaz kıldıran birçok camisini ziyaret ederek namaza iştirak etmeye çalıştım.

Huşu ve huzu içinde namazlar eda edildi.

Hatimle kıldırılan camiler daha doluydu. Yirmi rekâtın tamamını imamla kılan cemaat hiç fire vermeden ramazanı tamamlama azmindeydiler.

Konya’mızda sadece merkezi olmak üzere elli camide, bir o kadar da özel yurt camilerinde hatimle teravih kılınmaktadır. Bu durum bütün Türkiye’mizde hatta İslam dünyasında gittikçe gurur veren bir hal olarak genişlemektedir.

Bu yıl teravih namazının iki rekâtta selam verilerek on parça halinde kılınma hali de başlayarak huşu ve huzu bir kat daha artmıştır.

Teravih, ramazan gecelerinin ihyasına vesile olan çok önemli bir sünnet olarak hayatımızı ve ramazan orucumuzu taçlandıran bir ibadettir. Sünnet de olsa cenab-ı hak ramazan ayındaki nafilelere farz sevabı vereceğini taahhüt etmiştir.

Müslümanlardaki şuur arttıkça İslam’ın şeairine olan alaka da o nispetle artmaktadır. Bunu en iyi teravih namazlarında görmek mümkündür.

Camilerimizin hatimle teravih kılınanlarının doluluğu gözlerimizi yaşartan müspet bir gelişmedir.

Diyanetin talimatıyla tadil-i erkân bakımından iki rekâtta selem verilerek acele etmeden kıldırılma uygulanmasına rağmen cemaatte bir azalma söz konusu değildir.

Artımı jet imam efsanesi bitmiş huşu işe ibadet baskın gelmiştir.