Körpecik bir fidanı toprakla buluşturup, büyümesini sağlamak; beceri ve bakım ister.

Fidan dikmenin bir gayesi vardır. Meyvesinden, güzelliğinden, gölgesinden… azami faydalanmak, çevremizi güzelleştirerek, gönül huzurumuzu temin etmek ve benzeri bir çok açıdan fidan yetiştirmek, son derece önemlidir.

İnsan yetiştirmek; fidan dikmekten, büyütmekten çok daha dikkat ve özveri ister.

Geleceğimizin teminatı olan yavrularımızı tam kıvamında yetiştirmek kolay olmasa gerek…

Çocuk yetiştirmenin temeli ailedir. Anne - babalar eğitimin temelini ne kadar güzel atarlarsa o kadar güzel kokulu çiçekler yetiştirmek mümkündür. İhmal edilen, özgüven kazandırılmamış, yeteneklerinin farkında olmayan çocuklar; atıl kalmış, gizli hazinelerdir.

Bir fidan yetiştirirken; iklim koşulları, sulama zamanları, gübreleme vakti vb. hususlar ne kadar önem arz ederse; çocukların eğitiminde de bilgi, beceri, uzmanlık fevkalade mühimdir.

Bir tek dal kırmamak için özveri, sabır, dikkat ve özen ne kadar gerekli ise eğitimde de hiçbir bireyin kaybedilmemesi çok daha dikkat, özen ve sabır gerektirir.

Her bireyin farklı yetenekleri, ilgileri vardır. Eğitimi ilgi ve yeteneklere göre programlamak; süreklilik ilkesi ile çağımızın bilgi ve donamı ile mücehhez kılarken, en önemli husus; insani, milli ve manevi değerlerle yoğurmak, şekillendirmek eğitimin odak noktası olmalıdır. 

Eğitimdeki hataların asla telafisi yoktur. Aynen bir terzi edası ile “Kırk ölçüp, bir biçmek” gerekir. Etkili iletişim kanalı ile yavrularımızın gönlüne hitap ederek; eğitimdeki engelleri kaldırmak başarının anahtarıdır.

Sevilen bir çocuk, her şeyi sever. Dikkatle dinlenen bir çocuk çevresine duyarlı olur. Değer verilen bir talebe saygınlığından taviz vermez. Cesaretlendirilen öğrenci, başarı merdivenlerini emin adımlarla çıkar. Güven duyulan bir birey, her zaman itimat hissi ile davranır.

Aile ortamı, okul… öyle olmalı ki çocuk kendisini rahatlıkla ifade edebilsin… Araştırsın, sorgulasın, eleştirsin, hata yapsın, ama asla pes etmesin…

Kırmak, dökmek, incitmek, tahkir ve alay etmek, toplum önünde nutuk çekmek… daha onlarca pedagojik olmayan davranış biçimi; eğitimle asla bağdaşmaz. Birey ile iletişim kapılarını kapatmaktan başka bir şey değildir. Eğitimde disiplin çok farkı bir olaydır. Disiplin; planlı programlı bir şekilde eğitimden azami fayda sağlayabilmektir. Saygı ortamının zedelenmemesidir.

Hasıl-ı kelam; körpecik fidanlardan azami fayda görmek isterseniz; dalını kırmadan, kıvamında su ve doğal gübre vererek yetiştirir, bakımını özenle yapmaya devam ettiğiniz müddetçe onun meyvesinden gölgesinden… istifade edersiniz. İnsan yetiştirmek de aynen böyle. Kırıp dökerek, rencide ederek annelik, babalık, eğitimcilik… yapamazsınız. Sadece talan edilmiş bir bahçe ile karşı karşıya kalırsınız.