İsrafı seven bir toplum olduğumuzu üzülerek söylüyorum. Rabbim bize sayısız nimet vermiş ama biz varlıklarımızın kıymetini bilmiyoruz. Gerek evimizde gerekse evimizin dışında asla israftan kaçınmıyoruz.

Kendi alanımıza bile saygımız kalmadı. Geçenlerde bir TV kanalında ünlü bir sanatçının sunumunu yaptığı bir programı izleme fırsatım oldu. Programda hunharca kullandığımız suyun hayatımız için önemi anlatılıyordu. Bir kişinin günlük kullanacağı su miktarı depo edilmiş, ünlü kişide bu miktarı geçmeyerek günlük hayatını tamamlamaya çalışıyordu. Suyu her kullandığında kalan su miktarı karşısında gözleri fal taşı gibi açıldıkça ben de ekran karşısında şaşkınlığımız gizleyemedim.

Suda bence zaman gibi ne zaman tükettiğimizi, kıymetini anlayamadığımız en önemli değerimiz. O programdan sonra suyu israf ederek kullandığımı fark ettim ve dikkatli bir kullanıcı olmaya karar verdim. Kararımı da o günden beri başarıyla uyguluyorum.

Gösteriş delisi olan toplumun bireyleri olarak gerçekten israf konusunda aldık başımızı gidiyoruz.

****

Tatilde ailecek gittiğimiz piknik alanındaki manzara inanın beni çılgına çevirdi. Daha önce hiç gitmediğim bu enfes yeri insanoğlu anca bu kadar kirletebilirdi. Bizden öncekiler anlaşılan keyifli bir piknik geçirmiş. Alacaklarını da fazlasıyla almışlar ki kalanını orada bırakmışlar. Ne gerek vardı şimdi bu kadar israfa, kalan yemekleri bu güzelim doğaya bırakmaya… Senden sonra gelenleri bu manzarayla karşılaştırmaya…

Neyse piknik alanına kurulmadan önce etrafı güzelce temizledik. Pikniğimizi yaptıktan sonra etrafı tertemiz bırakıp bizden sonrakilere örnek olma ümidiyle oradan ayrıldık.

İklimlerin bile değişmeye başladığı günümüzde verdiğimiz zararların artık farkına varmalıyız. Bu hayat, doğa, caddeler, sokaklar bizim ve gelecekteki nesillerimizin. Bunlar olmazsa bir neslin devam etmesi de mümkün değil.

Umarım gelecek neslini hızla yok etmeye çalışan kafa yapısından bir an önce kurtuluruz.