KARAMANLI HANEDANI - AMERİKA 7 MART 1796 DOSTLUK VE BARIŞ ANLAŞMASI İLK 9 MADDESİ

1. Fasıl: İptida ki faslın kavl u kararı oldur ki işbu 1210 senesinde (6 Eylül 1795) hala Amerikan Ceziresi Eyaletlerine mutasarrıf dostumuz Corco Vaşinto (George Washington) her biri zebti nam Merika Hâkimi ile ocağımız Mahruse-i Cezair-i Garbta Sahib-i Devlet olan Saadetlü Hasan Paşa (Cezayir Dayısı Hasan Paşa) -yesserellahü ma yezid vema yeşa- Hazretlerinin rey ve Asaker-i Mansure Ağası ve Kul Kethüdası ve sair Erbab-ı Divan ve cümle Asakir-i Mansure ve Canibinin reayaları ittifakıyla bu sulh ve selahımız ve metin ve muhkem olub sabit olmuştur. Ba’del-yevm sulhümüze muhalif ve mugayir ve fasid idicek bir söz kalmamış. Vesselam(Bu anlaşmanın her maddesi selam ile bitmektedir ki bunun anlamı barıştır) Tahriren Fi 21 Safer, Sene 1210.

2. Fasıl: İkinci faslın kavl u kararı oldur ki Amerikan Hâkimi dostumuzun gemileri gerek büyük ve gerek küçük ve kezalik onların hükmünde olan reayasının gemileri Mahruse-i Cezayir iskelesi veyahut taht hükmünde olan iskelelere varırlar ise adet-i kadim üzere rızklarından ötürü sattıklarında sair İngiliz ve Felemenk sevid bezirgânlarının vire geldüği ve anlara akdolunan gümriği 100 guruşta beş guruş gümrük alına. Ziyade taleb olunmaya. Ve bir dahi budur ki satılmayan rızkların yine gemiye koyup götürmek murad ettiklerinde bir kimesne anlardan bir şey talep itmeye. Ve mezkur iskelelerde bir kimesne anları incidüb alıkomayalar. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

3. Fasıl: Üçüncü faslın kavl u kararı oldur ki Amerikan Hakimi dostumuzun gerek korsan ve gerek bezirgân ve gerek Cezayir’in korsan ve bezirgân gemileri ruy-i deryada birbirlerine rastgelüb buluştuklarında aramaktan ve birbirlerin incitmekten beri olup rivayet ve hürmet ile birbirlerinden yollarına gitmeden bir kimesneye mani olmaya. Ve biri dahi budur ki içlerinde her kangı cins olursa olsun yolcu oldukta rızkları ve malları ve eşyalarıyla her ne canibe giderler ise birbirin incidüb bir şeylerin almaya ve bir yere götürmeyeler ve eğtendürmeyeler ve hiçbir vecihle birbirlerine zarar u ziyan itmeyeler. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

4. Fasıl: Dördüncü faslın kavl u kararı oldur ki mahsure-i Cezair’in korsan gemileri Amerikan bezirgân gemilerine gast geldikte gerek büyük gerek ve gerek küçük Amerikan’ın hükmeyledüği yerlerden taşra gelirler ise yalnızca bir sandal gönderile. Ve kürekçilerden gayri ancak iki âdem ile gide, vardıkta iki âdemden gayrı gemiye girmeye. Zikrolunan gemi reisinin izni ve icazeti ola. Ol vakit hakiminin pasaportusun gösterdükte gemiye varan hizmetini alel acele kamil edüp ve ne bezirgân gemisi dahi yoluna gide. Ve bir dahi budur ki Amerikan hâkiminin korsan gemileri Cezair’in korsan veyahut bezirgân gemilerine rast gelirler ise mezkur gemilerde Cezayir hakiminin yedinden veyahut Cezair’de olan Amerikan balyozundan mezkur gemilerinden pasaportu bulunur ise ol vakit zikrolunan bir kimesne bir şeyine dokunmayıp selamet ile yoluna gide. Ve bir dahi budur ki mahsure-i Cezair’in korsan gemileri gerek büyük ve gerek küçük sulh alırız. Zira sulhumuzda olan şarttan olmayup, sonra sulhumuza halel vermesun deyu bu babda ve bu fasılda kaydolunmuştur, gaflet olunmaya. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

5. Fasıl: Beşinci faslın kavi u kararı oldur ki Cezayir gemisi kapudanlarından veyahut anların zabit ve hakimlerinden olan kimesneler Amerikan gemilerinden cebren çıkarup kendü gemilerine veyahut sair yerlere hiç bir şeyden ötürü sorup ve sual ve cevr ü cefa eylemeyeler. Her ne cins kimesne olursa olsun Amerikan gemisinde bulundukta ebeden incitmeyeler. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

6. Fasıl: Altıncı faslın kavl u kararı oldur ki Amerikan hâkiminin yahut anın hükmünde olan reayasının gemilerinden biri Cezayir hükmeyledüğü memleketlerin yalılarında baştan kara olup parelisine asla ve kat’a kendülerin malların ve rızıkların hiçbir kimesne bir şeylerün alup yağma ve ganimet itmeye. Ve bir dahi budur ki böyle bir iş vaki olur ise gümrüğe rızkları alınmayup ve ademlerine bir zarar itmeyeler. Ve Cezair’in taht-ı hükmünde olan yerlerde bu minval üzere bir iş zuhur ider ise mümkün oldukça alel kaderi’t-takat çalışıp muavenet idüp dostluğu icra ideler. Ve rızıkların korumağa imdad ideler. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

7. Fasıl: Yedinci faslın kavl u kararı oldur ki hiç bir gemi Cezayir gemilerinden gerek büyük ve gerek küçük Cezayir hakiminin izin ve icazetiyle Amerikan hakimine düşman olan memleketlerden donanup Merikalu üzerine korsanlık itmeye. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

8 Fasıl: Sekizinci faslın kavl u kararı oldur ki bir Amerikan bezirgân-ı mahsure-i Cezair’den bir aktarma (yük) satun alsa veyahut deryada korsanlık iden Cezair reislerinden biri bir gemi ganimet idüp mezkûr geminin kapudanı veyahut reisi bir Amerikan bazerganına aktarmasın satsa gerek Cezair’den ve gerek deryada reisden olsun yedinde bu minval üzere satun alduğuna tezkiresi oldukda bir aher Mahsure-i Cezair’in korsan gemisine rastgelür ise bir kimesne mezkur aktarma alan bazargana dokunmayup selametle yoluna gitmeden mani olmaya. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

9 Fasıl: Dokuzuncu faslın kavl u kararı oldur ki gerek Tunus ve Trablus ve Sidre veyahut gayri yerler asla ve kat’a Amerikan gemilerinin gerek büyük ve gerek küçük ne ademlerini ve ne erzaklarını Cezayir hükmeyledüğü vilayetlere gönderüp satmaya rıza ve cevaz virüp satturmayalar. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210 / 6 Eylül 1795

http://turkbilimi.com/4388.html

 ALİ HAMMUDA: LİBYA ESKİ VAKIFLAR VE DİN İŞLERİ BAKANI ANLATIYOR:

“ Ankara’da yaşayan eski Libyalı Bakan Ali Hammuda vermiş olduğu seminerde Libya’nın tarihini ve bugününü anlattı. Kendisinin Türk olduğunu ve özellikle Mısrata ve Bingazi’de Türkler’in yoğun olarak yaşadığını anlatarak Libya’da Türk Kültürü’nün heyecanla yaşandığını aktardı. Tarihsel dönem içinden Kaddafi’ye ve sonrasına ilişkin açıklamalarda bulanan Türk Bakan; Kaddafi’nin bir Türk düşmanı olduğunu, Kıbrıs Harekâtı’nda onun değil yanında yer alan kudretli generallerin zoruyla yardım edildiğini belirtti. Libya’nın bugün hâlâ %15’inin Türk olduğunu kendilerinin leventlerin torunları olduklarını ifade etti.

Konuşmasına Libya’nın her yerinde var olan Türk Koloğlu-Köroğlu kabilesini anlatarak devam eden Bakan, Libya’daki Türk varlığını örnekleriyle gözler önüne serdi. Kuzey Afrika’daki Türk varlığının şu an itibariyle 13 milyonu aşkın olduğunu ifade etti.”

http://www.kurultayhaber.com/ali-hammuda-libyali-bir-turk/

 

KONUYU TDV İSLAM ANSİKLOPEDİSİ DE ELE ALIYOR

“1711'de dayılığa gelen Karamanlı Ahmet Bey. Osmanlı Devleti'nin şekilde kalmış olan beylerbeyi gönderme uygulamasını sona erdirdi ve dayılığın babadan oğula kalması geleneğini başlattı. Karamanlı hanedanını kurarak bir tür sultan naibi niteliğini kazandı. Osmanlı Devleti'ne bağlılığı tam olarak kopmamıştı, İstanbul'dan emir geldiği zaman donanmayla katkısını devam ettiriyor, yeniçeri ve leventlerini İzmir üzerinden sağlama geleneğini de sürdürüyordu. Ancak iç ve dış politikalarında oldukça bağımsız davranabiliyordu. Trablus'un başlıca gelirini oluşturan, yabancı gemilerin serbest saldırıya uğramadan seyrüsefer yapmalarını güvenceye alan ve karşılığında bunların para ödemesini sağlayan antlaşmalar yapmakta serbest hareket edebiliyordu. Esasen bu yetkiler mahalli idarelere bırakılmıştı. XVII. yüzyılda Osmanlı merkezi idaresinin eyaletler üzerindeki kontrolünün giderek zayıflaması, Garp ocaklarının deniz akıncılığını kenara itip birbirleriyle uğ­raşma eğilimlerinin artmasına yol açtı. Ekonomik bunalıma ek olarak 1793'ten itibaren Karamanlı ailesi içinde başlayan iktidar çekişmeleri de Trablus'un gücünü azalttı. XIX. yüzyılın başında geçmiş yüzyılın tam aksi bir durum ortaya çıktı. İsveç. Amerika, Sardinya, Napoli, İngiltere ve Fransa ile çıkan çatışmalar sonunda yıllık haraç alma imkânı tamamen ortadan kalktığı gibi verilen zararların tazmini zorunluğu da ortaya çıktı. Silah gücü yüksek modern gemiler karşısında Trablus gemilerinin dayanması mümkün olmuyordu. Tazminatları ödeyebilmek için Yusuf Paşa sarraflarla anlaşmak ve borç almak zorunda kaldı. Bir yandan da askerin parası ödenemediğinden onların ayaklanmasını önlemek gerekiyordu. İngiliz, Fransız, Sardinya konsolosları eyaletin iç işlerini yönetir hale gelmişlerdi. Ayrıca Yusuf Paşa'nın Batılıların aralarındaki çekişmelerinde rol oynamaya kalkışması, Amerika ile savaşı ( 1802). Mısır'a saldırdığı sırada ( 1798) Fransa'nın tarafını tutması, Napolyon'un yenilgisi üzerine onun da istenmeyenler arasına konulması sonucunu doğurdu. 1827'de ülkedeki ekonomik bunalım son haddine varmıştı. Vergilerin affedilmesi gibi gerçekleştirilmesi güç bir vaatte bulunan Yusuf Paşa daha sonra borçlarını karşılayabilmek için ağır vergiler koymak zorunda kaldı. Gözünü Afrika'daki Osmanlı topraklarına dikmiş olan İngiltere ile Fransa ayaklanan aşiretleri yanlarına çekmek için para ve silah yardımına giriştiler. 1827'de Fransa'nın Cezayir'e karşı başlattığı saldırının yayılacağı anlaşılıyordu. Bu arada Karamanlı ailesi kendi içinde iktidar çekişmesinden vazgeçmiyordu. Daha 1792'de anarşinin arttığı, ticaretin bozulduğu dönemde Trablus şehrinin ileri gelenleri İstanbul'a başvurup Karamanlı ailesinden valiliğin alınmasını ve padişah tarafından bir valinin gönderilmesini istemişlerdi. Bütün Garp ocakları gemilerinin de katkısıyla oluşan Osmanlı donanması , Yunan isyanı sebebiyle Avrupa müşterek donanması tarafından 1827'de Navarin'de yakılmış oldu- ğundan Babı-ali Cezayir'e bir yardımda bulunamadığı gibi Trablus'a da bir şey yapamıyordu. Karamanlı ailesini barıştı­p meseleyi çözmeye çalıştılar. Ancak Karamanlılardan Ali Paşa ile Mehmet Paşa'nın çekişmesi bir türlü sona ermedi.   Babıali'nin gönderdiği yirmi iki kadırga ile 6000 asker Mayıs 1835'te Trablus Limanı'na girdi ve bölgenin merkeze bağ­landığı ilan edildi. Şehirliler memnun oldularsa da aşiretler eylemlerini sürdürdüler.” 

http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c27/c270130.pdf 

125 YIL SÜREN KARAMANLI HANEDANLIĞI SULTANLARI (1711-1835)

 

- I. Karamanlı Ahmet Paşa (29 Temmuz 1711 - 4 Kasım 1745)

- Karamanlı Mehmet Paşa (4 Kasım 1745 - 24 Temmuz 1754)

- I. Karamanlı Ali Paşa (24 Temmuz 1754 - 30 Temmuz 1793)

- Ali (30 Temmuz 1793 - 20 Ocak 1795)

- II. Karamanlı Ahmet Paşa (20 Ocak 1795 - 11 Haziran 1795)

- Karamanlı Yusuf Paşa (11 Haziran 1795 - 20 Ağustos 1832)

- Mehmet (1817) (1. kez) (isyan zamanında)

- Mehmet Ali (1824) (1. kez) (isyan zamanında)

- Mehmet (1826) (2. kez) (isyan zamanında)

- Mehmet (Temmuz 1832) (3. kez) (isyan zamanında)

- Mehmet Ali (1835) (2. kez) (isyan zamanında)

- II. Karamanlı Ali Paşa (20 Ağustos 1832 - 26 Mayıs 1835)

 

(Bu liste ve Karamanlı Hanedanı bayrağı, Karamanlı camii,

Hamit Karamanlı 1.Berberi Savaşı'nda Amerikan Deniz Piyadelerinden Üsteğmen Presley Neville O'Bannon'a hediye ettiği Memluk Kılıcının ve Trablus Karamanlı kalesi resimlerinin kaynağı)

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=71536