Gençlik; geleceğimizin ümididir. Geleceğimizin, yarınlarımızın emanetçisi olan gençlik, nasıl olmalı…?

***

Bilgili, donanımlı, tarihi ve geçmişi ile barışık gençlik; hepimizin özlemidir. Karakteri ve kişiliği oturmuş, her türlü zararlı alışkanlıklardan uzak duran; alın terinin kutsiyetine inanmış; emek veren, zihin yoran, üreten, fayda odaklı olan gençlik…

***

Terör ve terör odaklarından uzak durmuş; ülkesini, bayrağını seven, aynı zamanda dini hassasiyeti olan; haram ve helal bilinci kalbinde yer etmiş; insanları, hayvanları, tabiatı seven ve koruyan gençlik…

***

Ana- babasını seven ve sayan ;  “Onlara öf bile demeyiniz…”  İlahi mesajının icabı onlara hizmetlerinde kusur etmeyen bir gençlik…

***

En önemlisi kendisi ile barışık; yeteneklerinin farkında olan geliştiren; tembellikten uzak duran; arı, karınca gibi çalışkan, ekmeğini taştan çıkaracak kadar güçlü ve azimli gençlik…

***

Ailesine, milletine yük olan değil, omuzlardaki yükü alan ve hafifleten; moda takipçisi olup, materyalist düzenin sömürü aracı olmayan gençlik…

***

Yardımsever, cömert, adalet duygusunu yaşayan ve yaşatan; kibir ve gururdan uzak, mütevazi gençlik…

***

Mütevazi olduğu kadar cesaretli, atılgan, cevval kimsenin hakkını yemeyen ve hakkını yerdirmeyen gençlik…

***

Gerektiğinde, mukaddes değerleri uğruna, canını seve seve ibadet şuuru ile verebilen gençlik…

***

Değil ülkesinin bölünmesi, hayvanların yuvasının bile bozulmasına razı olmayan bir gençlik…

***

Bilge ve gönül insanı, Şeyh Edebali’nin; “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.” parolasını anlayan ve özümseyen; varlığı ile çevresindekilere huzur ve güven telkin eden gençlik…

***

Çalışmadan köşe dönmeyi asla düşünmeyen; üreten, kumar ve şans oyunlarından uzak duran; kanaatkar, sabırlı, şükür ve hamd ehli gençlik…

***

Hasıl-ı kelam; hasretle beklenen, pırlanta kadar değerli, elmas kadar nadide olan gençlik…