İnsanoğlu mayası gereği, unutkan, uyur gezer, akıntıya kapılmış vaziyette, yaratılış gayesini unutabilmekte; gözünü, gönlünü hakka hakikate açamamaktadır.

Üzerimize sis perdesi örtülmüş, gözlerimize gaflet perdesi çekilmiş, kalplerimiz uyanık değil, insanoğlunun önemli bir kısmı gaflet içerisinde günlerini geçirmekte, lehimize olabilecek ruh haline sahip olamamakta, bizler için gösterilen kurtuluş yoluna adımımızı atamamakta, çıkmazlar içerisinde bocalayıp durmaktayız. Yunus’un dizeleri bizlere ders niteliğindedir.

“Ömür bohçasının gülü solmadan,
Uyan gel gözlerim, gafletten uyan.
Ecel bir gün bize haydi demeden,
Uyan gel gözlerim, gafletten uyan.”

Gafletten kurtulmanın yolu, nefsi iyi tanımak; bizleri dalalete sevk eden şeytan-ı aleyhil’ lanenin hile ve desiselerinden uzak durmak; bizler için gönderilen Peygamber Efendimizi Rehber edinmek; kitabımız Kur’an-ı Kerimi hayat tarzımız haline getirmekle elde edilebilir.

“Niçin gaflet ile mağrur olursun?
Kervan göçer gider, yolda kalırsın.
Be vallahi sonra pişman olursun,
Uyan gel gözlerim, gafletten uyan.”

Gaflet uykusu; cennete uzanan kutlu yolculukta bizleri oyalayan, uzun yolculuk için hazırlıksız olmamızı temin eden, aleyhimize olan şeytanın istekleri ile oyalanmak, kendimize gelememek, özümüze dönememektir.

“Kaba döşekte yatma döne döne,
Mağrur olup uyuma kana kana.
İletirler seni karanlık sine,
Uyan gel gözlerim, gafletten uyan.”

Gaflet, rahmet ile gazap arasındaki yol ayrımıdır. Gafil olma durumu, önümüzdeki büyük nimetlerin farkına varamamak, fırsatları ganimete dönüştürememek, bize sunulan tercih hakkını menfi yönde kullanmaktır.

Derviş Yunus söyler: Sözün tutulmaz,
Senin kumaş bu illerde satılmaz.
Böyle yatmak ile Hakk'a varılmaz,
Uyan gel gözlerim, gafletten uyan.

Gafletten kurtulabilmemiz için kalp uyanıklığına, diri ve canlı olmamıza fazlası ile ihtiyacımız vardır. Gözlerimiz kapanmadan, uyanmaya; nefesimizi tüketmeden, hakikat yolunun yolcusu olmaya, yoldan bir milim sapmamak için azim ve kararlılığa, Efendimizin izinde yürümeye gayret üstüne gayret gerekir, efendim.

Hasıl-ı kelam; gaflet, menzile ulaşmada bizi engelleyen kara bulutlardır. Yolumuzu kaybetmemize, rotadan çıkmamıza sebep olur.