KURBAN BAYRAMI VE KURBAN HÜKÜMLERİ

Kurban, Allâhü Teâlâ’ya yakınlık için, ibadet niyetiyle kurban bayramı günlerinde, koyun, keçi, sığır ve deve cinsinden bir hayvanı kesmektir.

Kendisine fıtır sadakası vâcip olan kimselere kurban da vâciptir. Yani nisâba mâlik olan hür, mukîm, her Müslümana vâciptir.

Kurban, kesenin kendi nefsine bedel olarak kesilir.

Allâh rızâsı için hâlisâne bir niyetle kesilen kurbanın akan ilk kanı ile birlikte kurban kesen mü’minin günahlarının bağışlanacağı beyan olunmuştur.

Kurbanın Kesilme Vakti

Kurbanın kesilecek vakti, Kurban Bayramı’nın birinci, ikinci ve üçüncü günüdür. Ancak birinci günü kesmek daha faziletlidir.

Kurbanı Kesme Şekli ve Niyet

Kurbanlık hayvan incitilmeden kıbleye karşı yatırılır.

Üç defa “Allâhü Ekber, Allâhü Ekber. L¼ ilâhe illallâhü vallâhü Ekber. Allâhü Ekber ve lillâhi’l-hamd.” diye tekbîr alınır ve şöyle niyet edilir:

“Yâ Rabbi! Şu vücudum sana karşı o kadar hata, o kadar isyan etti ki, affedilebilmem için bu vücudu sana kurban etmem icabediyor. Fakat sen şerîatınla insankurban etmeyi haram kıldığından vücuduma bedel olarak bu hayvanı kesiyorum, kabul eyle Yâ Rabbi, Bismillâhi Allâhü ekber.” deyip kurban kesilir.

Evlâ olan, kişinin kurbanını kendisi kesmesidir. Ancak kesemeyen, Müslüman birini vekil edip yanında durmalıdır.

Kurbanın eti üçe taksim edilir. Bir parçası kendi âilesine nafaka, ikinci parçası dost ve ahbâba ziyafet, üçüncü parçası da fakirlere sadaka olarak verilir.

Akîka Kurbanı

Yeni doğan çocuk için Cenâb-ı Hakk’a şükür olarak kesilen kurbana ‘ Akîka kurbanı’ denir. Akîka kurbanı kesmek müstehabtır. Doğduğu günden itibâren her zaman kesilebilir. Yedinci günü kesmek daha faziletlidir.

Doğumun yedinci günü çocuğun saçları tıraş edilir ve saçların ağırlığınca altın veya gümüş sadaka verilip kurbanı kesilir. Erkek ve kız çocuğu için birer kurban kesilir.

Erkek çocuk için iki kurban kesilmesini söyleyen âlimler de vardır. Kurbana elverişli olan her hayvan akîka için kesilebilir.

Akîka kurbanın kemikleri, çocuğun sağlık ve selâmetine bir hayır dileği olsun diye kırılmayıp ek yerlerinden ayrılabilir veya çocuğun mütevazı olmasına ve kötü huylardan korunmasına bir temennî olsun diye kırılabilir. İkisi de müstehap görülmüştür.

Akîka kurbanının etinden sahibi yiyebilir, başkalarına da yedirebilir, etin bir kısmını, tamamını veya kurbanın kendisini bağışlayabilir.

İSLAMİ YAKLAŞIMLA KURBAN

2019 yılında en fazla konuşulan kelimelerden birisi de kurbandır.

Zira necip Türk milleti bu yıl içerisinde yoğun bir biçimde vatanına bayrağına dinine bedenini kalkan ederek kendisini kurban vermiştir.

Geçen yıllarda İslam dininin önemli bir şiarı olan kurban en fazla istismar edilen bir ibadet olarak da öne çıkmaktadır. Uzaktan kumandalı kurban kesme hile-i şer’iyyesi ile milyonlarca Müslümanın ihlas ve samimiyeti ayaklar altına alınmıştır.

Resmi, gayr-i resmi, dini, ladini birçok oluşum kurbanın etinin, derisinin ve bağırsağının peşine düştüğü bu günlerde çok uyanık olmamız gerekmektedir. Özellikle uzaktan kumandalı, görmeden kurban kestirme durumu İslam otoriteleri tarafından yeniden ele alınmalı ve sorgulanmalıdır. Zira son yıllarda bu konudaki suiistimaller had safhaya ulaşmıştır.

Kurban: Allah rızası için belli vasıflarda hayvanlardan birisini, belli şart ve ölçüler içerisinde, her yıl aynı günlerde mali gücü yetenlerin kesmesine denir. Bazı mezheplerde sünnet kabul edilen bu ibadet bizim mezhebimizde vacip yani sünnetten de öte Allah’ın da emri olduğu kabul edilmiştir. Bu bakımdan bütün ibadetlerde olduğu gibi bu ibadette de Türk halkı son derece titizdir.

Bugün kurban etini kime verdik kime vermedik diye bir dert kalmamış, kim kesti kim kesmedi soruları geçmez olmuştur. Her yardımda olduğu gibi kurban olayında da artık dışa dönülmüş; ulusal yardım dernekleri ve vakıflar yönetimi ele alarak vatandaşı büyük oranda yönlendirmektedirler.

Bu bağlamda ülke çapında kesilen milyonlarca kurban, diyebiliriz ki tam yerini bulmaktadır, ülke içinde birçok muhtaca ulaşıldığı gibi ülke dışında da bir Osmanlı ruhuyla yoksul Müslümanlara yardım ulaştırılmaktadır. Dediğim gibi bunda vakıfların ve yardım derneklerinin emeği büyüktür.

 İçinde on mübarek gün ve geceyi barındıran ve büyük mali ibadet olan hac günlerini kurban ibadetini içeren Zilhicce ayına girmiş bulunuyoruz.

Arife günü sabah namazından bayramın 4’üncü günü ikindi namazına kadar, bütün farz namazların arkasından Teşrik tekbiri (Allahü Ekber Allahü Ekber, Lâ ilâhe ilallâhü vallâhü ekber, Allâhü Ekber ve lillâhil-hamd) okumak kadın-erkek her mükellef Müslümana vâciptir.

 

İslamiyet’in en önemli Şeairinden olan kurban kesmek gücü yeten herkese vacip olan bir mali ibadettir. İnsan kanının akmaması için Allah’ın insanlara bahşettiği ve özellikleri belirtilmiş hayvanların kanının akıtılmasıdır kurban. Büyük İslam âlimleri; önümüzdeki bir yıl içinde ödeyebilecek gücü olanların bile taksitle alarak mutlaka kesmesi gerektiğini belirtiyorlar.

 

Kurbanda Allaha bizi yaklaştıracak tek şey ondan sakınarak  kurban kesmemizdir. Aksi halde kurbanın eti derisi ve kanı Allaha ulaşacak şeyler değildir bunu bakın aywet-i kerimede nasık açıklıyor rabbimiz:

 

“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.” (Hac/37)

 

 Alla Teâlâ ve tekaddes hazretleri kurbanlarımızı dergah-ı izzetinde kabule karin eylesin, Amin!

 

KADİM İBADET KURBAN

Bugün kurban etini kime verdik kime vermedik diye bir dert kalmamış, kim kesti kim kesmedi soruları geçmez olmuştur. Her yardımda olduğu gibi kurban olayında da artık dışa dönülmüş; ulusal yardım dernekleri ve vakıflar yönetimi ele alarak vatandaşı büyük oranda yönlendirmektedirler.

Bu bağlamda ülke çapında kesilen milyonlarca kurban, diyebiliriz ki tam yerini bulmaktadır, ülke içinde birçok muhtaca ulaşıldığı gibi ülke dışında da bir Osmanlı ruhuyla yoksul Müslümanlara yardım ulaştırılmaktadır. Dediğim gibi bunda vakıfların ve yardım derneklerinin emeği büyüktür.

İslamiyet’in en önemli Şeairinden olan kurban kesmek gücü yeten herkese vacip olan bir mali ibadettir. İnsan kanının akmaması için Allah’ın insanlara bahşettiği ve özellikleri belirtilmiş hayvanların kanının akıtılmasıdır kurban. Büyük İslam âlimleri; önümüzdeki bir yıl içinde ödeyebilecek gücü olanların bile taksitle alarak mutlaka kesmesi gerektiğini belirtiyorlar.

 

Kurban bayramında bir fariza olarak kestiği kurbanı da çoğunlukla muhtaçlara dağıtmakta ve derisini de vakıflara vererek İslami kalkınmaya katkıda bulunmaktadır. Uzun yıllardır kurban derisi üzerindeki resmi tasallut hükümetimiz tarafından kaldırılmış ve isteyen herkes kurbanının derisini istediği yere verebileceği gibi diğer Müslümanlardan isteme hak ve özgürlüğüne de kavuşmuştur.

 

Kurban Kur’an-i kerimde bir yerde geçer, o da Hz Âdemin çocuklarının kestiği ilk kurbandır ki aşağıdaki ayette açıklanmaktadır:

 

“(Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Ant olsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.” (Maide/27)

 

Habil ile Kabilin kısa hikâyesini anlatan bu ayette de Allah’ın sadece kendisinden sakınanlardan kabul edeceği vurgusu yapılmaktadır.

 

Allah şimdiden kurbanımızı kabul buyursun,  tüm Müslümanlara hayırlı bayramlar diler bu mübarek günün nice hidayetlere vesile olmasını Allahtan niyaz ederiz.