Şiddet her yerde!..

Evde eşine, çocuklarına, babasına, annesine…

Şiddetten öte vahşet, canlı canlı kameralarda. En son Emine Bulut cinayeti hepimizi, vicdanlı yürekli kanattı. Masum yavrucağın; “ANNE LÜTFEN ÖLME” çığlığı sokak ortasında yankılanırken, baba müsveddesi aşağılık, aile reisi olma vasfı kazanamadığı için çocuğunu annesiz bırakıyor, kendisi kodesi boyluyordu. Canlı canlı ölümü, kayda alan kansıza ne demeli?

Kadın cinayetleri ve diğer cinayetler yıl yıl katlanarak artıyor.

Psikopatın birisi doktor öldürürken, diğer bir psikopat öğretmenini bıçaklayarak hayattan koparıyor…

Şeytanın oyuncağı olmuş birisi, masum kediciği yerden yere çarparak öldürüyor. Şiddet sarmalı devam edip gidiyor.

Yeni doğum yapmış eşini bıçaklayarak öldürmeye teşebbüs eden yaratığa ne demeli!

Toplum ne ara şiddete meyilli hale geldi?

Başardık…! Medeniyet seviyesine öyle ulaştık ki şeytana pabucunu ters giydirir olduk.

Müsamaha, saygı, sevgi yok olmuş dostlarım.

Kendi ellerimizle canavarlar yetiştiriyoruz. Haberleri izlerken hep şiddet. Programlar şiddet üzerine kurgulanmış…

Televizyon dizlerinde resmen kadına şiddet uygulanıyor. Ailenin köküne dinamit yerleştiriliyor. Nerede kaldı nikah kıyarken söylenen sözler? “İyi günde, kötü günde, bollukta, darlıkta, sağlıkta, hastalıkta…” aile olmayı beceremiyoruz. Basit sıkıntıların üstesinden elbirliği ile gelinmiyor. Ekonomik sıkıntılar, işsizlik…; psikolojik sorunlara dönüşürken, şiddet kendiliğinden hayat alanı buluyor.

Sadece kadına değil şiddet; her canlıya, anaya, babaya, komşuya, hayvanlara… Yerine göre şiddetin, vahşetin alasını kadınlar da yapabilmekte.

Çocuklar şiddet sarmalı ile yetişiyor. Ellerindeki tablet ve telefonlardan bilgi mi öğrendiklerini zannediyorsunuz? Hep şiddet içerikli oyunlar… Robotlaşan, duygusuz bir nesilden her şey beklenir efendim.

Haberde dikkatimi çekti. Aldığı karpuzu beğenmeyen sert diyen birisi yenisi ile  değiştirelim diyen satıcıya; önceden yanında getirdiği bıçağı, suç aleti ile öldürme pahasına saldırıyorsa sözün bitiği noktadayız.

Yaşlı babaannesinin altınlarını almak için şiddet uygulayan bir torun tasavvur edebiliyor musunuz?

Şuna ne demeli düğün davetlileri arasında siz çok oynadınız, biz az oynadık kavgası. Şiddet sarmalının geldiği nokta.

Çağdaş medeniyet seviyesi bu mudur? Dostlarım; bunlar daha iyi günlerimiz.

Otomatik silahlarla dizayn edilen internet oyunları ile oynayan nesil aynen batıda olduğu gibi yarın okuldaki arkadaşlarını, öğretmenlerini tararsa vebal kimin?

Nerede kaldı güzel değerlerimiz? Karıncayı incitmeyen, kuşların yuvasının bozulmasına razı olmayan bir medeniyetten,  canileşen bir topluma nasıl da dönüştük?

Hakiki eğitim; ruhun ve kalbin eğitimi ile hayat bulur. Nefse prim veren eğitimden beklenen budur. İnsan olmayı öğrenebilseydik; hem kul olur, hem yaşatır, hem de yaşardık.

Hasıl-ı kelam; şiddet sarmalı her yerde…gidişat hiç hayra alamet değil!..

Şapkayı önümüze alıp, düşünme zamanı çoktan geçti.