Son yıllarda kadına şiddet, anaların çocuklarının gözleri önünde öldürülmesi veya tam tersi babaların öldürülmesi karşısında ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız.

Bize ne oldu? Dünya nereye gidiyor? İnsanlık öldü mü? Gibi soruları sık hatta en sık olarak sormaya başladık birbirimize.

Tecavüzde yaş haddi kalmamış, küçük çocuklara ölümlerin en acısı tattırılır olmuş, bizler ardından bir iki ah vah ile geçiştiriyoruz konuyu, oysa burada yapılacak çok önemli uygulamalar var.

İnsanı insan olmaktan çıkaran ve bu iğrenç ve acımasız suçları işleten üç büyük etken vardır:

Bir: internet

İki: uyuşturucu

Üç: televizyonlarda, tivibu’da ve digital sistemlerdeki cinsel içerikler.

İnternetteki ve benzer sistemlerdeki pornografiye erişimi engellemeden ve uyuşturucunun kökünü kurutmadan bu olayların sonu gelmez.

Evet, bir dördüncü yolu daha var önlemenin veya asgariye indirmenin, o da kesin idam cezasıdır. Artık idam cezasında dış vesayetleri reddetmenin ve kendi gerçeklerimize dönmenin zamanı gelmiştir. Nitekim cumhurbaşkanımız da “TBMM önüme sunarsa onaylarım” demiştir.

İdam Cezası Allah’ın Emridir

Allah cc hazretlerinin bütün kitaplarında “tüm insanları öldürmeye bedel” addettiği haksız yere katil hakkında ki Kur’an ayeti şudur:

 “… "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.” (Maide / 32)

Bu ulu sözün üzerine daha söz yoktur.

Adam öldürenin öldürülmesi manasına olan kısas Allah’ın tüm kutsal kitaplarda emrettiği bir husustur ki bunun ne manaya geldiğini ciltler dolusu kitaplarla âlimler anlatmışlardır.

Biz burada haksız yere adam öldürene verilen idam cezasını Allah’ın “kısas hayattır” manasında ki şu ayet-i fazlasıyla anlatıyor:

Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.” (Bakara / 179)

Böylece tüm akıl sahipleri: tüm dünyaya bedel olan bir cana kıyana verilen ve daha fazla canları korumayı ve hayatta tutmayı amaçlayan kısas ve idam cezasının ne büyük bir nimet olduğunu anlamış oluyorlar.

Bu bakımdan idam cezası ilahi iradeye de uygun bir cezadır.