“Devlet-i cedide-i sağireden devlet-i fahimeye”

Tamamen bir kurgu olan 2001 yılındaki ikiz kule bombardımanından sonra çift v’li ABD başkanı 13. haçlı seferi başladı, demişti.

Sonra Irak’ın işgaliyle ve Saddam’ın devrilerek bütün kontrolleri ABD’nin ele almasıyla Türkiye’ye resmen sınır olmuştu.

Okyanuslar ötesinden gelerek peygamberler yurdu Ortadoğu’yu işgale başlayan ABD emperyalizmi ikinci olarak da Suriye’ye el atmış bulunuyor.

Son günlerde bütün uyarılara ve alttan üstten almalara rağmen NATO ittifakımıza aldırmadan düşmanımız olan terör örgütlerine binlerce tır dolusu ağır silah gönderdi ve Türkiye ile olan sınırını 1500 km’ye çıkarmayı göze aldı.

Yıl 2019 aylardan Eylül, garip ve yaşlı dünyamız nelere gebe hiç bilinmez, bu günlerde Amerika’sı Avrupası bütün olarak İslam diyarı Ortadoğu’ya ve Asya’ya çullandılar.

Çünkü Müslümanlar başsızdır. Nüfusunun yüzde doksanını Müslümanların oluşturduğu Ortadoğu’daki bu tehlikeli gidişe dur demek için ilk adım Müslümanlardan gelmelidir.

Bu adım birlikte harekettir, birlikte hareket sözü dinlenir bir lider seçmektir. Bu lider İslam tarihinde halife veya imam adıyla anılmaktadır. Yani ayaklara hükmedecek bir baştır.

Başı seçecek olanlar 57 İslam ülkesinin diyanet işleri başkanlarıdır. Bunun çaresi de resmi din temsilcilerinin bir masada oturarak aralarından birisini belli bir süre için dünya çapında sözcü seçmeleridir.

Bu seçim yönetici seçimi değil İslam dünyasında herkesin kafasından uydurduğu fetvalarla birbirini doğramasını önlemek için bir dini lider seçimidir.

İşte bu seçimle gelecek ve seçimle gidecek 57 İslam ülkesinin ve bütün İslami toplulukların seçtiği bir evrensel dini lider olmadığından tam anlamıyla her kafadan bir ses çıkmakta ve bazı devletler iç sorunların halli için Hristiyanlardan yardım isteyebilmektedir.

Tarihte yaşanan Hristiyan - Müslüman savaşlarına haçlı seferi denmiştir. Bunlardan ortaçağda yaşanan dokuzu Hristiyanların saldırısıyla gerçekleşirken çağımızda yaşamakta olduğumuz dördü ise bizzat Müslümanların kavgasını halletmek için ve onların çağrısıyla İslam ülkelerine kirli ayaklarıyla girmeleridir. Bu bize zül olarak yeter.

Tarihte yaşanan dokuz haçlı seferi tamamen Avrupalı Hristiyanlarla Anadolu merkezli Selçuklu Müslüman imparatorluğu arasında yaşanmış denebilir.

 

Çağımızda ise haçlı seferleri bizzat Amerikan başkanı Bush tarafından 16 Eylül 2001 de, ulusal güvenlik konusunda danışmanlarıyla Camp David'de yaptığı istişare toplantısının ardından başkent Washington'a dönüşünde Amerikan vatandaşlarına hitaben yaptığı

konuşmada şu sözleriyle başlattı: ''Terörizme karşı bu Haçlı Seferi, bu savaş zaman alacaktır. Amerikalılar sabırlı olmalıdır''

Ne var ki çağdaş haçlı seferlerinin başlama tarihi, on yıl daha önceye yani 1990 yılına inmektedir. Bu tarihteki haçlı seferi onuncu sırayı alan seferdir.

10. haçlı seferi Körfez Savaşı veya Birinci Körfez Savaşı, kod adı Çöl Fırtınası Harekâtı 2 Ağustos 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesiyle başlayan krizin sonucunda, ABD öncülüğünde, Birleşik Krallığın da içlerinde olduğu koalisyon gücünün Irak'a karşı düzenlediği askeri harekâttır. Bu savaşta haçlıları çağıran görünüşte Kuveyt’tir.

11. haçlı seferi 1. Irak Savaşı, Afganistan Savaşı, 2001 Ekim'inin 7. gününde başlamıştır. Amerika Birleşik Devletleri tarafından 11 Eylül saldırıları gerekçesi ile yapılmıştır. ABD Başkanı George W. Bush'un "terörle mücadele" politikası kapsamında (!) yaptığı bir savaştır.

12. haçlı seferi 20 Mart 2003'te Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık önderliğinde oluşturulmuş çokuluslu Koalisyon Kuvvetlerinin bir askeri harekâtla Irak'a girmesiyle başlayan ve devam eden savaş.

13. haçlı seferi: Ekim 2016 Musul’u kurtarma operasyonu. Bu Musul olayları Müslümanların düştüğü acziyeti bir kez daha ortaya çıkardı. Yine parası olan konuştu. Yine haklı değil güçlü ön plana çıktı. Yine Hristiyanlar Müslüman topraklarına necis vücutlarıyla daldı.

Düşünün bir kere: Müslümanlar arasından çıkan fırkalardan bazıları terör örgütü bile olabiliyorlar ve birbirleriyle savaşa tutuşuyorlar. Üstelik bunları İslam devletleri aralayamıyor, aralamaya teşebbüs edenlere yer verilmiyor ve gayr-i Müslimlerden askeri yardım isteniyor.

Eylül 2019 itibarıyla sınırlarımıza yığdığı ve on binlerce TIR silahla teçhiz ettiği terör örgütlerine karşı sözde bizimle devriye gezen ABD, artık sabrı taşırmak üzeredir. Alıştıra alıştıra bütün güney ve batı sınırlarımıza konan coniler doğu sınırımızda bulunan İran’a yüklenerek burayı da işgal peşindedirler. Amaçları İslam’ın Arap kanadından sonra Türk ve Fars kanadını da etkisizleştirerek dünya imparatorluğunu kurmaktır. Bunu görmeyen gözler, hissetmeyen akıllar ve anlamayan kafalar çoğunlukta oldukça tehlike sürecektir.

Bir beraberlik kuramayan ve bir İslam ordusu oluşturarak iç sorunlarını çözemeyen 57 İslam ülkesi ve bir o kadar azınlık Müslüman cemiyet ve cemaatler utansın.

“Haçlı'nın ülkenizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir. Çünkü sizinle onlar arasında kırmızıçizgiler vardır. Bir kere onlar sizin kadınınıza kızınıza ilişmezler. Mabedinize ilişmezler. İlişmemiş Haçlılar.” diyen allameler (!) utansın.