Fırat’ın doğusuna yaklaşık iki yıldır yapılması beklenen operasyon; ABD’nin terör örgütlerine yoğun desteğini artırması ve verilen sözleri yerine getirmemesi, oyalama taktiklerine başvurması neticesinde Barış Pınarı Harekatı adıyla  başlamıştı.  Beşinci günü de geride kaldı.

        Tel Abyad ve Resülayn kontrol altına alınarak; uzun vadeli emellerine ulaşmak isteyen emperyalist düzenin hevesleri bir kez daha kursağında  bırakılmıştır. 5 günde, 490 terörist etkisiz hale getirilerek; Kahraman Mehmetçiğimizin azmi, cesareti dosta güven düşmana korku salmaya devam ediyor.

***

        Emperyalist sömürü düzeninin maşası olan yönetimler nasıl da kınama yarışına girdiler. İçimizdeki bukelamunlar da nasıl da kendilerini ele verdiler. Yavru vatan dediğimiz, üzerine titrediğimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı bizi üzen talihsiz açıklama yaparak terör unsurlarına can suyu olmaya çalışmıştır.

        “Barış Pınarı” ismi çok manidar. Bizim sömürü ile alakamız asla yoktur. 7-8 yıldır cehennemi yaşayan mazlum Suriyelilere uzanan bir el olabilmek, vatanlarına dönmeyi sağlamak adına, güvenli bölge oluşturmak birinci önceliğimizdir.

        Bekamız için; Barış Pınarı Harekatı’nı milletimiz tek yumruk halinde ve duaları ile destekliyor.

***

        Operasyonun dar çerçevede olmasını isteyen batı açıklama üstüne açıklama yapıyor. Tehditler savurmayı da ihmal etmiyorlar.

        Ölçülü olmamızı isteyen başta ABD ve Nato; nasıl müttefik ve dostlarsa… koruyup, kollayıp, yemledikleri terör unsurlarının tükenmişliği ve yok oluşu karşısında haddini aşan açıklamalar yapıyorlar.

        Bizim ölçümüz; Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’ta bir tek terör unsuru kalmayıncaya kadar mücadelemizi sürdürmek ve netice alabilmek olmalıdır. Kısıtlı dar çerçevedeki bir harekat yok hükmünde olabilir. 30 km dışında kalan terör unsuları sürekli tehdit olarak kalacaktır.

         40- 50 yıldır terörle mücadele sürdürülmekte… Etkili bir operasyon olmaz ise onlarca yıl daha mücadele devam eder.

        Barış Pınarı Harekatı sil, süpür, temizle ve yok et mantığı ile bütün bölgede olmalı ki bekamız için tehdit olarak gördüğümüz maşaları yok edelim ve ağababalarına ders vererek, emperyalist heveslerini kursaklarında koyalım. Aynı zamanda bu harekat; yıllarca zulme uğrayan mazlumlara hayat suyu olacağı kanaatindeyim.

        Hasıl-ı kelam; prangalarımızdan kurtulmak, özümüze kimliğimize dönebilmek için “Barış Pınarı Harekatı” inşallah milat olur.

        Şimdi kenetlenme ve dua vakti…