Roma İmparatorluğu Hz İsa’ya yapmadık bırakmadılar.

Hristiyanlıkla yürürlükten kalkan mensuh olan Yahudi din adamlarını kışkırtarak güya onu çarmıha (dört mıh) gererek öldürdüler.
 

Bu çağda yöredeki yerli halk ağır baskılar altında ezilmiş; yeni tebliğ edilen o zamanki hak din olan Hıristiyanlık anlayışını Roma yönetiminin her türlü baskıcı yasağına rağmen benimsemiştir. Hıristiyanlığın ilk yıllarında Hz. İsa'nın on iki Havarisinden Aziz Barnabas birkaç arkadaşıyla bölgemize de uğramış ve belli yerlerde müminlere talimlerlerde bulunmuşlardır.

Azizler, Konya'da bulunan Sille ve Gökyurt/Kilistra'ya uğradıktan sonra Karaman'ın yani bizim Aladağ dediğimiz Akçaalan köyünde bulunan Philedelphia’ ya gelmişler buradan da önce yukarı çağlara, ardından da Güneyyurt Tolbunar/Gavurinindeki ve Kuşakpınar/Alaca in şapelinde ki müminlerle sohbet etmişlerdir.

Bu konuda İncil’in Resullerin İşleri bölümünün 13. Babından itibaren aşağıda ki ibareler yer almaktadır;

“Barnabas Seul ile beraber Ruhulkudüs tarafından görevlendirildikten sonra Silifke’ye geldiler. Buradan Kıprıs’a yelken açtılar. Barnabas Pavlusla beraber Antalya’ya geldi. Vardıkları her yerde Yahudilerin eziyetleriyle karşılaşıyorlardı. Barnabas ile Pavlus Sipidya üzerinden Konya’ya geldiler. Konya’da ki, havra da Yahudilerden ve yerlilerden büyük bir kalabalık iman etti. Konya halkı ikiye bölündü. İman etmeyenler Havarileri kaçmaya zorladılar. Barnabas ve Pavlus Kilistra/Gökyurt’a vardılar. Buradan Likaonya/Karaman’ın Listra/Yollarbaşı ve Derbe (Kerti Höyük-Ekinözü köyü-Karaman) kentlerine ulaştılar. Vardıkları her yerde müminlerin imanını pekiştiriyorlardı. İki Havari Likaonya’dan( Karaman) Kilikya’ya yola çıktılar, Yahudilerden bir gurup peşlerinden hiç ayrılmıyor ve “sakın bu delilere inanmayın” diyorlardı. Philadelphia (Karaman/Akçaalan köyü) ve Gavurini/Tolbunar (Güneyyurt) da bulunan müminlere takviye için günlerce vazettiler. Domitiopolis (Yukarıçağlar civarı)e geldiklerinde çevrede ki kentçiklerden İmanlılar büyük bir kalabalık oluşturdular ve hazırladıkları boğaları vb kurban etmek istediler. Barnabas ve Pavlus elbiselerini yırtarak halkın arasına atılıp karşı çıkarak “kurban ancak Allah’a olur” diye mani oldular. İzor (Bozkır) ile Germanapolis (Ermenek) arasında bulunan 10 kadar kentçikte ki (Kuşakpınar/Alaca in, Gödekurum/inziva yerleri, ve benzeri bir çok) şapellerde ve Kaya kiliselerde İman edenlerin itikadını takviye için bulundular. Konya’dan gelen takipçi Yahudilerin baskısıyla buradan da ayrılarak Pisidya (Seydişehir,göller bölgesi) üzerinden Pamfilya’ya geçtiler. Perga da sözü söyledikten sonra Antalya’ya indiler. Barnabas buradan Kıprıs’a, Pavlus ise Antakya’ya açıldı.”

Tüm Türkiye'de olduğu gibi Taşeli yöresinde de kayalara oyulan binlerce in ve mezar vardır. Başyayla, Güneyyurt ve Ermenek civarında da her kayada mutlaka görülür bu tür yapılar. Ermenek’ten başlayarak kuzeyi adeta kuşatarak Başyayla Güneyyurt, Yukarı çağlar, Katranlı, Başyayla, Sarıveliler ve ötesine dolanıp giden kaya silsilelerinde Antik çağın bu el yapımı eserlere rastlamak mümkündür. Bu mağaralar ve kaya mezarları genellikler Hititler ve Asurlar tarafından yapılmakla beraber Hz İsa’nın doğumundan sonra ki dönemlerde bu peygamberin a.s. tebligatına iman eden müminler tarafından eğitim ve ibadet hatta barınma için kullanılmışlardır.

Bizans Devrinde Taşeli / Taşlık Kilikya Roma İmparatorluğu MS 395 yılında kesin olarak ikiye bölündükten sonra Ermenek Doğu Roma toprakları içinde kalır. Batı Roma İmparatorluğu MS 467'de, Doğu Roma İmparatorluğu İse MS 1453'te İstanbul'un fethiyle yıkılmışlardır. Böylece 395'te kurulan ve 1453’te yıkılan Roma İmparatorluğunun ömrü 1058 yıl sürmüştür. Bizans 395'ten 1071 Türk darbesine kadar Anadolu’nun hemen tamamına hâkim olmuştur.