Osmanlıların son yıllarında Devlet-i Aliyeyi Kurtarma Operasyonları devam eder…

“Tekkelerde Uygulanması Gereken Bildirgedir.

Bazı Terimler Hakkında Açıklamalar

Madde 1- Tarikat: İslam’ın doğru akait esaslarına inanmış, Şeriatın emir ve yasaklarına uyan bir Müslümanın bir mürşid-i kâmilin irşat ve terbiyesiyle çeşitli mertebe, menzil ve manevi makamlara yükselmek ve olgunlaşmayı hedefleyen bir özel hayat tarzıdır.

Madde 2- Şeyh ve Halife: Tarikatı, zincirleme tarzıyla peygamberimize – selam ve duaların en mükemmeli ona ve diğer enbiyaya olsun- ulaşan bir kâmil ve mükemmil / kamil yapan üstadın irşat ve ruhani terbiyesiyle Tarikat-ı Aliyyenin seyr ü sülükünü tamamlayarak zahiri ve batıni olarak yüce ahlak ve kemal derecelerini ihraz eden ve insanları irşada memur olan kamil ve mükemmil kimselerdir.

Madde 3- Derviş ve Mürit: Bir mürşid-i kâmile intisap ederek seyr üsülükle meşgul kimselerdir.

Madde 4- Muhibb: Şeyhlere ve dervişlere sevgiyle yaklaşan ve onlarla aynı mecliste sohbete katılan kimselerdir.

Madde 5- Tekke: Bir şeyhin zahiren ve batınen idaresi altında olup içinde derviş ve muhiplerin ikamet ettikleri ve seyr ü sülük, ahlakı güzelleştirmek ve feyz ve kemalat elde etmeye çalıştıkları hayırlı müesseselerdir.

Madde 6- Şeyhler, dervişler ve muhipler başka başka vazife ve hizmetlerle mükelleftirler.

Madde 7- Şeyhlere ait görevler iki kısımdır. Biri iç vazifeler, diğeri de dış vazifelerdir. İç vazifeler tekke içinde, dış vazifeler de tekke dışında olan ifa etmekle yükümlü oldukları görev ve hizmetlerdir.

Birinci Bölüm

İç Görevler Hakkındadır

Madde 8- Değerli Şeyh Efendiler, mensup ve şartlanmış oldukları Tarikat-ı Aliye’nin usul, adap ve doğru – temel erkânını ayrılan zamanlarında evrad ve ezkarını ve vakıf sahibinin geçerli şartlarını yerine getirmekle mükelleftir.

Madde 9- Tarikat-ı Aliyenin İslam’ın doğru akait esasları ve şeriatın emir ve yasaklarını tatbik etmek üzerine bağlı ve kurulmuş olduğunu daima dikkate alarak derviş ve muhiplerin itikat ve amel bakımından dini meselelerde geliştirilmelerine önayak olmak üzere kelam, fıkıh, ahlak ve tasavvuf derslerine çalışmak, özellikle zamanın getirdiği şüphe ve kafa karışıklıklarından kelam ve akait meselelerinin korunmasına önem atfetmek şeyhlerin ana vazifelerindendir.

Madde 10- Tekkelerde yatılı olarak ikamet eden dervişlerin itikat ve amel bakımından her bay ve Bayan Müslüman üzerine bilinmesi gerekli olan İslami konularda görülecek eksikliklerden şeyhler sorumlu olacaklardır.

Madde 11- Tekkelerde bulunan diğer işlerin sahipleri tarafından kendi vakitlerinde yerine getirilmesine tekke şeyhleri nezaret edecekler ve kusur ve tembellik gösterenleri derhal Şeyhler Meclisine ve taşralarda Şeyhler Encümen heyetlerine haber vereceklerdir.

Madde 12- Konumuna özel durumuna ve genişliğine göre müsait olan tekkelerde bölgesi içinde bulunan komşu halk için Kur’an öğretimi, dini ve medeni bilgilere dair gece dersleri açarak bunların devam ve rağbetlerinin temini hususunda etkili teşvikler icrasına şeyhler tarafından gayret sarf edilecektir.

Madde 13- Tekkelerde zikir, ibadet, kıraat veya kardeşler arasında ziyaret ve sohbet için meydana gelecek her hangi bir toplantı ve cemiyetin sonunda dağılmadan önce güzel sesli ve icralı bir kişi tarafından teberrüken bir aşr-i şerif okunmasına itina gösterilecek ve hazırun tarafından saygıyla dinlenecektir.”

(Kaynak: 1918 Meclis-i Meşayıh Nizamnamesi sayfa 20)