KARAMAN VE KONYA’DA KAOS VE İHTİLAL

Kurtuluş Savaşında Ermenek’te Yaşananlar 1920

14. bölüm

Büyük karışıklık meydana gelen Konya, Karaman, Bozkır, Kadınhanı, Ilgın ve köylerinden bazı köylerin haneleri yakılmış, halkı dağlara çıkmış, kimisi idam edilmiş, kimisi kaçmış, kimisi sürgün edilmiş, kimisi hapislerde olduğundan dolayı devlet gelirlerinin noksan geleceği tabii bulunmuştur.

Köylerde ve kazalarda eskiden beri fırkacılık meselesi güden mutaassıp particiler, Kuva-yı milliyecileri devirmek için birlik içinde bulunduklarını, milli hükümeti düşürüp İstanbul yolunu açarak İstanbul ile irtibat kurup itilaf fırkası ile birlikte maksatlarına erişeceklerini söylüyorlar.

Bu gibi guruplar Milli hükümetin iki üç katı vergi zam edip tahsil ettiklerini, şimdi askere lüzum yok iken asker topladıklarını halkın kulaklarına katarak onlardan da kandırdıklarıyla beraber bu sapkınlıklara sebep verdirmişlerdir.

Bir takımları bu uğurdan memuriyet elde etmek, memur ise terfi etmek amacındadır.

Bir takımları da: ahalinin, beş altı seneden beri devam eden birinci dünya savaşından bıkıp usanıp böyle zaman aradıklarından Konya Karaman Bozkır Akşehir ılgın Kadınhanı Beyşehir Seydişehir kazalarının köy halklarını ayaklandırıp kendileri de reislik ederek kaza merkezlerine hücum etmeyi hedeflerler.

Kaza merkezi halkından kendilerine uydurabildikleri ile hapishaneleri salıverip hapishanelerden bir takım eşkıyalar da iltihak ederek hükümet memurlarından ve gerek halktan kuva-yı milliye taraftarı bulunanlara çok hakaret ve yağmakarlık ederler.

Bazıları da katil ve telef ettikleri sırada birçok fenalığa cesaret eyledikleri bir gerçektir.

Bu çete reisleri işgal ettikleri kasabalarda birkaç gün hükümet işlerini icra ederken kuva-yı milliye kuvvetleri top ve mitralyözle asker sevk edip gelince halk tarafından işgal edilen yerlerin halkları mukavemet edemeyip çoğu edebildikleri yağmaları alarak firar ederler. Diğer kalanlardan da reislik edenler, iğfal ve teşviklerde bulunanlar da firara mecbur kalırlar.

Adı geçen kazaları kuva-yı milliye tekrar elde edince firar edemeyip derdest edebildikleri reis ve teşvikte bulunanlarla beraber kazaların ileri gelen erkânından halka iyi niyetle yardımda bulunanları suçlu suçsuz demeyerek kimini idam kimini kurşuna dizerek infaz ederler.

Kaçanların takip edilememesi, Kuva-yı milliye kuvvetinin halk kuvvetine ve halk çokluğuna nispeten fazla olmaması, reislik edenlerin güçsüzlüğü, silah – mühimmat yokluğu ve halkın sağduyusu ihtilali teskin etmiştir.

Söylenenlere bakılırsa bu kargaşa döneminde üç beş bin kişi orta yerde öldürülmüş ve telef olmuştur.

(DEVAMI VAR)

Kaynak: Remzi ve Mehmet Tüzün’ün babaları Ermenekli Hüseyin Ağanın (Tüzün) tuttuğu notlar.

Belgeler: Osmanlıca olarak Dr. Alaeddin Atalık’ın babası merhum Vacit Atalık

Sadeleştiren: ا ب ج ile ABC arasında köprü, Arşiv uzmanı – Gazeteci - Yazar: Mükremin Kızılca