“İlim elde etmek bütün bay ve bayan Müslümana farzdır” hadisini sadece ilmihal bilgilerine mi hasrediyoruz?

Müslümanlara imam lazım olduğu gibi imame de lazımdır. Biz imameyi tesbihin en büyük elemanı olarak mı sayıyoruz acaba? İmame Hz Ayşe anamızda örneğini gördüğümüz gibi her bakımdan özellikle hemcinslerine gerekli yerlerde önder olan hanım demektir.

İslam’da asla karşılık bulmamasına rağmen Müslümanların bin yıldır kız çocuklarının erkekler gibi okumasına daima bir kısıtlama getirilmiştir. Artık bunu kabul edelim ve bir özeleştiri yapalım.

Bu halin ana sebeplerinden birisi etnik törelerdir, bu hususa sebep asla İslami bir nas değildir.

Hicretin 1441. Yılında hala kız çocuklarına liseden sonra (lise de yasal olarak mecbur olduğu için zoraki serbest) okumayı yani üniversiteyi kendi kız çocuklarına yasaklayan Müslümanlar vardır. Bu Müslümanlar bir zamanlar başörtüsü yasağını bahane ediyorlardı. Ya şimdi hangi gerekçeyle bu yasağı sürdürmektedirler?

Bu yanlıştan dönülmesi acil olarak elzemdir. Bu yanlışı yapan kim olursa olsun kesinlikle yanlış kanaate sahiptir. Eğer bu hatadan dönmek bütünüyle mümkün olmasa bile kısmen dönülmelidir. Şöyle ki; ilk aşamada kız çocuklarından sağlık, eğitim ve çocuk bakımı alanlarındaki yasaklar kaldırılabilir.

Mesela hastanelerde şu anda büyük oranda kadın hastalıklarına erkek doktorlar bakmaktadır. Bunun birinci nedeni kadın doktor kıtlığıdır. Evet, zaruretler mahzuru ortadan kaldırır, hasta bakımından mecbur kalınca bir sakınca olmaz ama bunu da ortadan kaldırmak için kız çocuklarımıza bazı Müslümanların koyduğu üniversite yasağı derhal kaldırılmalıdır.

Dışarıda saçının telini bile göstermeyen Müslüman bir kadın, doğum ve kadın hastalıkları muayene ve teşhis sırasında nasıl bütün vücudunu göstermeye razı olmaktadır? (zaruret hani ayrı) Müslüman kadınları 21. Yüz yılda hala buna mecbur eden sebeplerin müsebbiplerinin uhrevi sorumluluğunu anlatmaya kelimeler kâfi değildir.

Bu yasağı rehber / dini yol gösteren durumunda birisi sürdürüp telkin ediyorsa onun vebali kat kat daha fazladır. Düşünelim bir kere: İkametgâhları dışında üniversiteyi kazanan kız çocuklarına imkânı olduğu halde iaşe ve ibate hizmetini sunmayan bir kişinin bu davranışıyla çocukların İslami bir terbiye ile yetişmesine kim engel olmuş olmaktadır?

Bu konuda yazılacak çok daha şeyler var ama Zülfi yâre dokunmaktan içtinap ederek kısa kesiyorum, inşallah muhataplar bu uyarıyı dikkate alırlar.

Artık 2020 itibariyle kız çocuklarının her türlü tahsiline engel veya engel sayılacak bahane kalmamıştır.

Diri diri gömülen kız çocuklarına karşı uhrevi sorgu ilmi bakımdan ölü gibi cahil bırakılan kız çocukları için de geçerlidir.

“Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman” (tekvir 8-9)

Bu büyük mahkemede cereyan edecek sorguya ve hesap vermeye hazır mıyız?