Halka hizmet, Hakk’a hizmettir, düsturuyla kurulan vakıflar, tarihten günümüze bir çok işlevi gerçekleştirmişlerdir.
          Yol, su, hastane, köprü, çeşme , cami , okul, hayvanların bakımı, korunması vb. birçok alanda hizmet gerçekleştiren vakıflar kuruluş amaçları sırf rıza-i  ilahidir. Vakıflar kuruluş gayelerine uygun hizmet ederler. Osmanlıda vakıf kültürü çok önemli ve kutsal bir yere sahipti. Varlıklı insanlar, imkan sahipleri sadaka-i cariye olan vakıf hizmetlerine çok önem vermişlerdir. Sadaka-i cariye ; öldükten sonra da amel defterlerinin kapanmaması, vakıflardan hizmet gören insanların duaları sebebi ile sevaplarının katlanması anlamını taşır.
        Üniversite yıllarımda, Vakıflar Genel Müdürlüğünde, staj yapma imkanı bulmuştum. Vakfiyeleri transkrip ( Osmanlıcadan Türkçeye çeviri) ederken, özellikle bir vakfiye hafızama yer etmiş, vakfiyede şahsın dükkanlarından elde edilen gelirle, çeşmenin bakımı onarımı, hususiyle bir kandilci görevlendirilerek, akşam kararmaya başlayınca, o çeşmeden su dolduranların rahat bir şekilde su kaplarını doldurmaları için çeşme ve civarının aydınlatılması vakfiyede zikredilmiştir. Ecdadımızın insanlara olan hizmetlerindeki hassasiyeti her alanda görebiliriz. Gayri müslimlere de her türlü hizmetten azami derecede faydalanmalarını sağlamışlardır.
      Osmanlı kültürü öyle muazzam bir kültür ki altı yüz küsür sene, dünyanın sulh ve selameti için gayret edilmiş, uzun lafın kısası “ insanı yaşat ki devlet yaşasın” parolası ile tarihteki yerini altın harflerle yazdırmıştır.
      Ramazan ayının rahmet bereket ve feyzinden, mükemmel manada istifade edebilmemiz niyazı ile.